Korku romanı olarak başladım ama woww derece de bir korku değildi. Okey gerilim ve merak unsuru (özellikle merak unsuru daha ön planda idi)
Beklentimi karşıladı hızlı okuttu ama delicesine bir korku durumu yoktu bence( wowww çok korktum diyen varsa bilemiyorum, herkesin korkusu kendine ;)))))
Kitap bitince ben ne okudum yaa dedim durdum. Ayyyy Ana tam bir manyak yaaa tam. Neresinden tutsam elimde kaldı yani, kadının her hali falso yaa. Hiç sevmemiştim neden sevmediğimi zaten kitabın sonunda anlamış oldum.
Konusuna gelirsem Ana ve Reid yeni bir apartmana taşınırlar ve bu taşımadan hemen sonra çocuklarında ciddi huzursuzluklar başlar. Ağlama krizleri, gördüğü şeyler( salak Ana görüp hala görmedim ben bunu dediği şeyler)
O kadar şeyi yok sayıyorlar ki bir gün o asla gerçeklesmemesini istediğim şey( benim yani, Ana için aynı şeyi söyleyemem)oluyor. O son kısımlar kahretsin diye diye okudum resmen. Bütün oklar karanlığı gösterirken sen hala bu beyaz ışık dersen olacağı buydu yani. Ana'dan nefret ettim okey ama Reid için aynı durum geçerli değil. O çabaladı yaaa ama Ana yine mahvetti her şeyi. Bence onun amacı hep başkaydı( herkes anne olamıyor işte) amacına ulaştı. Sürükleyici, inanılmaz merak ettirerek devam eden bir kitaptı. Bu alanda okuma yapmayı sevenler asla kaçırmasın.