Elif Şafak’ın Kayıp Ağaçlar Adası, ilk sayfalarda yoğun detaylarıyla biraz sabır isteyen bir roman. Başlarda bazı satırları atladığımı fark ettim; ama hikâye ilerledikçe, karakterlerin ve anlatımın içtenliği beni tamamen içine çekti.
Okudukça şunu düşündüm: İnsan, hangi zamanda yaşarsa yaşasın pek değişmiyor aslında. Acılar, kayıplar, özlemler hep benzer; sadece biçimleri farklı. Aynı duygularla sınanıyor, benzer tepkiler veriyoruz.
Romanın bütününe yayılan o derinlik beni etkiledi ama kalbim en çok tavernanın Türk ve Rum iki sahibinde kaldı…