9/10
·152 syf.··
2025 68. kitabı
İtalyan okumalarıma devam ederken Sabahın Üçü’yle karşılaşmak, gecenin tam ortasında bir pencere açmak gibiydi. Gianrico Carofiglio’nun bu kısa romanı, hacmine oranla şaşırtıcı bir derinliğe sahip. Hikaye, görünürde yalnızca bir baba ve oğulun Marsilya’da geçirdikleri iki uykusuz gününü anlatıyor; fakat bu basit çerçevenin içinde insanın kendi bilincine, sessizliğe ve birbirini tanımanın ağırlığına dair çok katmanlı bir deneyim saklı. Antonio, epilepsi teşhisiyle büyümüş bir gençtir. Yıllar süren tedaviler, yasaklar ve korkuların ardından, babasıyla birlikte Marsilya’ya giderek son bir testten geçer. Doktorun önerisiyle, kırk sekiz saat boyunca uyumamaları gerekir. Bu tıbbi deney, kısa sürede içsel bir yüzleşmeye dönüşür. Şehrin tuzlu, rüzgarlı havasında yürürler; konuşmadıklarını konuşurlar, yıllarca biriken mesafeyi sessizlikle eritmeye başlarlar. Carofiglio bu süreci neredeyse bir film sahnesi gibi anlatıyor; gece boyunca süren yürüyüşler, kahve kokusu, denizden gelen puslu rüzgar, arka planda Marsilya’nın yorgun ışıkları… Roman boyunca hissettiğim şey yalnızca Antonio’nun uykusuzluğu değildi; sanki onların uyanık kalması zorundayken benim de kalmam gerekiyormuş gibiydi. Hikayenin sonunda üzerime bir ağırlık çöktü, tıpkı uzun bir gece nöbetinden sonra gelen yorgunluk gibi. Bu roman, fiziksel bir uykusuzluğu anlatırken zihinsel bir uyanıklık yaratıyor. İnsan kendi içindeki sessizliği fark ediyor ve o sessizlikte biraz ürküyor. Baba-oğul ilişkisi kitapta duygusal bir gösterişten uzak, sade ama gerçek biçimde işlenmiş. Aralarındaki sevgi, büyük sözlerle değil, küçük hareketlerle hissediliyor: aynı bardaktan su içmek, aynı yorgunluğu taşımak, aynı anda susmak. Carofiglio, bizi “yakınlık” kavramını yeniden düşünmeye zorluyor. Bazen sevgi, konuşarak değil, aynı karanlıkta uyanık kalarak kuruluyor. Yazarın dili tipik bir İtalyan anlatısından farklı: coşkulu değil, dingin ama keskin. Her cümle, fazla söze yer bırakmadan derinleşiyor. İtalyanca’da “stare sveglio”, yani “uyanık kalmak”, sadece bedensel bir eylem değildir; farkında olmak, kendine dürüst kalmak anlamını da taşır. Carofiglio tam da bunu yapıyor: kahramanlarını uykusuz bırakırken, onları hayata ve birbirlerine karşı dürüst olmaya zorluyor.
Duygu ve Düşünce
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,034 okunma
·
250 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.