SSCB lideri Mihail Gorbaçov’un danışmanlarından Aleksandr Arbatov, Batı’ya şöyle sesleniyordu: “Size en kötü hizmeti sunacağız; sizi bir düşmandan mahrum bırakacağız”.
Carl Schmitt ise şunu der: “Düşmanı tanımlamak, politikacının birinci görevidir”.
Bazı tarihsel olaylar, insanın nasıl hiçbir suçluluk duymadan, hatta bazen gururla vahşi eylemler işleyebilen bir varlığa dönüşebildiğini gösterir. Bazı durumlarda, masum insanlar mantıklı bir sebep olmaksızın, sadece yanlış zamanda ve yanlış yerde bulundukları için öldürülürler. Örneğin, 14 yıldır devam eden Suriye’deki katliamları ele alalım. Nusayri (Alevi) rejimin Sünni Suriye köylerinde ve şehirlerinde işlediği katliamlar, kadınların, çocukların ve yaşlıların öldürülmesinde adeta bir ustalık sergiledi. Soğukkanlılıkla ve sistematik bir şekilde infaz edildiler. Cesetleri önceden hazırlanmış çukurlara atıldı ve ardından çukurun dibine yerleştirilen lastiklerle yakıldı. Olayın daha da korkunç hale gelmesi, faillerin bu operasyonları en ince detaylarıyla kaydetmeleri ve hatta cesetlerle gülümseyerek hatıra fotoğrafları çektirmeleridir, sanki bir başarıyı kutluyorlarmış gibi. Yüzlerini bile saklamadılar.
kitap üzerine yaptığım inceleme ve analizin tamamını Kritikbakış'ta okuyabilirsiniz :
kritikbakis.com/dusman-yaratmak...