Dahi ressamın kardeşine yazdığı mektuplar
9/10
·136 syf.··
2025 7. kitabı
Kitap, resim sanatında çığır açan ünlü Hollandalı ressam Vincent Van Gogh’u birinci kaynaktan tanımanızı sağlayacak mektuplarından oluşuyor. “Sanat sevgisi gerçek sevgiyi ortadan kaldırır.” diyen Van Gogh, bugün en prestijli müzelerde, en kıymetli koleksiyonlarda yer alan dünyanın en pahalı tablolarını yoksulluk içinde eşyasız, virane evlerde yaşam mücadelesi verirken çizdi. Üstelik sadece 10 yıl süren ressamlık kariyerinde toplam 2.100 eserinden yalnızca bir tanesini satabilmişti. Eduardo Galeano, bu durumu şöyle ifade ediyor: "Bugün Van Gogh, ona yemek vermeyecek restoranların duvarlarını, onu akıl hastanesine kapatacak doktorların muayenehanelerini ve onu hapse tıktıracak avukatların yazıhanelerini süslüyor." Üstelik Van Gogh’un tek sorunu yoksulluk, işsizlik ve çevresi tarafından anlaşılamamak değildi. Ömrünün son 2 yılında akıl hastanelerinde tedavi görmesine neden olan kriz ve nöbetlerle başı dertteydi. Fakat en iyi eserlerini de akıl sağlığıyla ilgili sorunlar yaşadığı bu dönemde verdi. Van Gogh, öldükten yıllar sonra üne kavuşan klasik bir çılgın-dahi sanatçı değil. 37 yaşında göğsüne saplanan bir mermiyle bu dünyadan göçüp giden ressam hakkında sayısız sinema filmi, belgesel çekildi, kitap ve araştırma yayınlandı. Hala da hastalığı, hayatı ile ilgili bilinmeyen şeyler var. Aşk hayatında da sanatında olduğu gibi işler yolunda gitmedi. Ev sahibinin kızı Eugénie Loyer’den hoşlandı fakat ona açıldığında reddedildi. İngiltere’de kaldığı süre boyunca giderek içine kapandı ve dindarlaştı. Misyonerlik amacıyla Belçika’da fakir bir madenci bölgesi olan Borinage’a yerleştiğinde madencilerin kötü yaşam koşullarından etkilenen Van Gogh, onlarla daha iyi iletişim kurabilmek için özellikle kötü koşullarda yaşadı, yemek ve kıyafetlerinin çoğunu işçilere verdi, yatak yerine saman üzerinde uyumaya başladı. Fakat tüm bu yaptığı fedakarlıklar kilisenin hoşuna gitmedi. “Rahiplik mesleğinin saygınlığını zedelediği” için kilise tarafından işine son verildi. Brüksel’e gitti. Brüksel Güzel Sanatlar Okulu’na başvurduysa da sonradan fikrini değiştirerek ailesinin yanına döndü. Dul kuzenine aşık oldu ama karşılık görmedi ve tüm ısrarlarına rağmen reddedildi. 27 gibi çok geç bir yaşta ressam olmaya karar vermişti ve sistematik bir eğitimden geçmek yerine kendi kendini yetiştirdi. Bazı ressamlarla tanışarak eksiklerini gidermeye çalıştı. Van Gogh’un birlikte yaşadığı tek kadın, bir çocuk annesi hamile kalmış bir fahişeydi. 19 ay süren bu ilişkisi rahip olan babası ve yakın çevresinden büyük tepki gördü. Bütün bu baskılara direndiyse de sonunda bu kadından ayrıldı. Van Gogh 1889'da Doktoru Felix Rey’in bir portresini yaptı. Bu resimden hoşlanmayan doktor önce tavuk kümesini onarmak için resmi kullandı sonra da başından atmak için tabloyu birisine verdi. Şimdi Moskova’da Puşkin Müzesi’de bulunan tablonun değerinin 60 milyon dolar olduğu söyleniyor. Resimlerinde son dönemde sarı renklerin ağırlıkta olmasının da hastalığıyla ilgisi vardı. Van Gogh, epilepsi ve manik-depresif krizlerin tedavisinde kullanılan digoksin içeren bir ilaçla tedavi ediliyordu. O sıralar bu bilinmese de daha sonra yapılan araştırmalarda bu ilacı alan hastaların etrafı sarımsı bir tonda görme eğiliminde oldukları keşfedildi. Yaşamı hüzün dolu bir hikayeydi Van Gogh’un. Yaşadığı buhranlar, hastalıkları, ve dünyayı algılama şekli onu ölümsüz kıldı. Renk kullanımı ve fırça darbeleri tamamen kendine hastı. İnsana ve doğaya olan aşkı kişisel buhranlarından bile öteydi… Kurduğu cümleler ve eserlerine olan yansımaları, gerçeklerden oluşan bir hayalden de fazlaydı. Alacaklıları tarafından evi basılan tartaklanan, daha az masraf olması nedeniyle kasabalarda yaşamak zorunda kalan Van Gogh’un bu zorlu süreçte onu her zaman maddi ve manevi olarak destekleyen bir kişi vardı: Kardeşi Theo. Bu kitap Van Gogh’un 17 yıllık süreçte ölümünden 2 gün öncesine kadar kardeşine yazdığı mektuplardan oluşuyor. İki kardeşin arasında bütün sarsıntılara rağmen hiç kopmayan bir sevgi bağı var. Kardeşi Theo, abisine ölene kadar elinden geldiği kadar maddi olarak desteklemeyi sürdürüyor. Gönderdiği mektup zarflarından çıkan paralar, Van Gogh’un ihtiyaçlarını karşılamasa da ayakta kalmasını sağlıyor. Van Gogh’u ressamlığa başlaması için yüreklendiren ve destek veren de kardeşi Theo’dan başkası değil. Ben mektupları okuduğumda akıl hastanesinde tedavi gördüğü dönemlerde dahil, o satırlarda ayakta durmak için mücadele eden tüm yaşamı resim olan mutsuz ama aklı başında bir insan gördüm. Muhtemelen zihinsel olarak yaşadığı sorunlar kriz anlarıyla sınırlıydı. Onun adını deliye çıkaran olay da usturayla sol kulağını kesmesi oldu. Fakat sonradan bu olayı hatırlamadığını söylemesi nedeniyle biyografilerde yazıldığı çizildiği gibi devam eden anormal bir zihinsel süreçten çok nöbetlerle sınırlı bir sorunu olduğunu düşündüm. Bence onu anlamayan kasaba zihniyeti tarafından vurulan deli damgası, ölümünden sonra ulaştığı şöhretle beraber ilgi çekmesi açısından bir magazin malzemesi olarak abartılmış. Yazıyı buraya kadar okuyanlara kitap için en önemli tavsiyem şudur: Van Gogh’un hayatını anlatan filmlerden ya da belgesellerden birini izlerseniz ruh halini, mektuplarında bahsettiği konuları daha iyi anlayabilirsiniz. Mektuplarda birçok farklı isim geçiyor. Öncesinde ressamın hayatı hakkında bilgi sahibi olursanız kitap sizin için daha anlamlı olacaktır. Kitaptan aklımda kalan bir kaç sözü de paylaşayım. Van Gogh’un sanatını tetikleyen en önemli unsur hayalgücüydü. Kardeşine yazdığı mektupta bunu şöyle ifade ediyor: “Resmimi hayal ediyorum ve sonra hayalimi çiziyorum.” Yaşadığı sorunlara rağmen sevdiği yolda ilerlemekten vazgeçmiyor ve şöyle diyordu: "Benim gücüm çok kez tükendi ama uzakta, başkalarının sonsuz sayıda güzel şeyler yapacakları olasılığını görüyorum..." “Ne zaman tanımlanamayacak, anlatılamayacak kötü bir perişanlık imgesiyle karşılaşsak - yapayalnızlık, yoksulluk, elem, her şeyin sonu ya da en aşırı ucu- kafamızda tanrı düşüncesi uyanıyor. Hiç değilse bende böyle oluyor bu..." "İlerde yozlaşma konusunda en çok bağırıp çağıracak olanlar , en yozlaşmış kişiler olacak zaten."
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Remzi Kitabevi · 20188,2bin okunma
·
172 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.