8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 81. kitabı
Öyle bir kitap ki, okurken bir yandan hikayeyi merak ederken bir yandan da Sezgin Kaymaz bu dünyayı nasıl böyle görüyor diye düşünmeden edemiyor insan. Daha ilk sayfalardan içine çekiyor ve o atmosferin içinden kolay kolay çıkamıyorsun. Sezgin Kaymaz’ın dili bence tam bir mucize. Ne fazla süslü, ne fazla sade. Sanki karşında oturmuş, sakin sakin anlatıyor gibi. Ama öyle bir anlatıyor ki, sıradan bir olay bile bambaşka bir hale geliyor. Cümlelerinin içinde bir samimiyet var, aynı zamanda da derin bir hayat bilgisi. Küfür ve argo kullanımı da bambaşka bir hava katıyor kitaplara. Kaleminde beni en çok etkileyen şey, insana dair olan her şeyi doğrudan, abartmadan anlatabilmesi. Kendi halinde karakterleri bile bir noktada devleşiyor, çünkü onların içindeki o insanlık hâlini o kadar dürüst gösteriyor ki, etkilenmemek mümkün değil. Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, hikayenin sıradanlıktan nasıl sıyrıldığı oldu. Aslında basit ve anlaşılır gibi başlayan bir olay, yavaş yavaş derinleşiyor, genişliyor ve bir bakıyorsun ki sen de o dünyanın içindesin. Sezgin Kaymaz okuru yormadan düşündürebilen nadir yazarlardan biri. O kendine özgü mizahı, insanın içini burkan duygularla öyle güzel harmanlıyor ki, hem gülüyorsun hem de bir yerin sızlıyor. Benim için ayrıca ilginç olanı, kitabı bitirdiğim 22 ekim gecesinde Sezgin Kaymaz'ın katıldığı pandora'nın merakı programını izledim. Programda kitabın basım sürecinden bahsetmesi de ayrı bir keyif oldu benim için. Bu keyfin enerjisiyle de kitabı o gece bitirmiş oldum. Kitabın bittiğinde işte bu kitabın gidişatına yakışan müthiş bir son dedim. Tam yerinde, gerçekle hayalin, iyilikle kötülüğün, inançla şüphenin öyle doğal bir dengesi var. Sadece okunacak değil, hissedilecek bir kitap. Ve ben bir kez daha iyi ki yazıyor Sezgin Kaymaz dedim.
Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz MisafirSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 20222,306 okunma
·
294 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.