iyi hafta sonu dilerim.Yazarımızdan okuduğum üçüncü kitap ile geldim. Kalemini gerçekten çok sevdim. Bu eseri de fantastik gerilim ve büyülü bir aşk ile harmanlanmış. Gelelim konusuna...
Derin Amerika'da yaşayan çalışkan başarılı bir iş adamı. Ayrıca eğlenceli ve hayatı çok ciddiye almayan biri. Yaz tatili için ailesinin yanına Çanakkale dilsizler köyüne gelir. Ve hiç ummadığı olaylar içinde kendini bulur.
Bir gece site de bulunan bir takım gençler ile eğlence olsun diye ruh çağırırlar. Derin daha önceleri yaptığı gibi onları korkutmak amaçlı yaptığı eylemi yapacakken birden fincan kendi kendine hareket eder ve yere düşer ve tuzla buz olur. Ve birden elektrik kesilir. Gençler korkarak koşarak uzaklaşırlar.
Ne hikmetse derin ordan kımıldayamaz bir süre sonra uçtuğunu sandığı birini görür. Kim mi İris....
İris ailesi ile Çanakkale dilsizler köyünde yaşar. O bir albinodur. Sadece geceleri dışarı çıkabiliyor. Çünkü güneş cildine zarar veriyor. Tüm gününü odasında kitap okuyarak bi şeyler yazarak geçiriyor. Birde paranormal yeteneğe sahip.
Bir gece kimine göre perili ev ama iris'e göre taş ev olan yere yürüyüşe çıkar.
Karşısıns tanımadığı bir delikanlı çıkar.
Derin onla konuşmak arkadaş olmak ister. Ama İris olmaz biz görüşemeyiz ben dışarı çıkamıyorum der. Ama derin pes etmez ve geceleri görüşmeye başlarlar. Zamanla aralarında aşk oluşur.
Her ne kadar ikisinin de ailesi onaylamasa da görüşmeye devam ederler. Ve taş evde sürekli görüşürler. Sanki onları o eve çeken birşey vardı.
İris ailesi ile ilgili geçmişten gelen bir takım gerçekleri öğrenir. Burada annesine o kadar kızdım ki. Asım bey mükemmeldi. Ve evi terk ederek taş evde yaşamaya başlar. Belli bir süre sonra o evde yaşayan bir ruhun sesini duyar. Onunla sürekli konuşmaya başlar. Ve bundan sonra sıra dışı olaylar olmaya başlar. Durduk yere yangın, kaza daha neler neler... Eee gerisini kitaptan okuyun derim. Ben çok severek okudum. Her sayfa heyecan ve merak uyandırıyor. Ayy neler oluyor neler olacak nasıl yani diye diye okudum..
@aynilyuksel