·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Ekim 2025 09:20 Bahçıvan ve Ölüm – Kişisel Okuma İncelemem
Bu kitapla tanışmam, başka okurların övgüleri sayesinde oldu. Bir kişi, not olarak yakın zamanda kayıp yaşamış kişilere okumamalarını önermişti. Ne var ki, ben yakın zamanda birini kaybetmemiştim ve “ne kadar duygusal olabilir ki?” diye düşünmüştüm.
Fakat daha ilk sayfalarda boğazımda bir yumru hissettim, akabinde gözlerim de buna eşlik etmeye başladı tabi. Hissettirdikleri hayli sert ve sarsıcı bir roman. Ne kadar duygusal,hassas bir konu olsada yazar aşırı dramdan kaçınıp oldukça naif yazmış. daha ilk sayfada babasının öldüğünü bildiriyor. Ardından babasının hastalık ve vefatıyla birlikte yas sürecini ve babasıyla ilişkisini konu alıyor; bu süreçte doktor kapılarında ki çaresiz umut bekleyişleri, Ölümü ertelemek için doktorla yapılan zaman pazarlığını ve sona yaklaştıkça hastalığın gölgesinde babasının geçmişini anlamaya çalışması. Ölüme giden birini uğurlarken kalanların ne yapıp ne düşüneceğini bilememesini ve kaçınılmaz yas sürecini sade, derin ve insancıl bir dille anlatıyor.
Okuma sürecinde ben de yazarla beraber oradaydım:kimi zaman babasının nefes alış verişini kontrol ettim, kimi zaman merdivenlerde tekerlekli sandalyenin arkasında soluklanmasını bekledim. Kitap, ölümün korkutucu gerçeğini ve hastalığın insanı nasıl çaresizleştirdiğini çok net hissettirdi. Okurken, ileride hiç yaşamak istemeyeceğim kayıplarla, yas sürecimle ve sessiz korkularımla yüzleşmek zorunda kaldım.
Kitap boyunca insan kayıplarını anımsıyor. Ben de naçizane, bu kitabı yakın zamanda kayıp yaşamış ve yas sürecinde olanların ertelemeleri gerektiğini düşünüyorum .