Gerçek hikayeden esinlenmiştir.
Uykusuz geçirilen iki gün boyunca baba ve oğulun yaşadığı tğm sahneler ele alınıyor. Bana Oğuz Atay- Tutunamayanlar'ı anımsattı. Ama Tutunamayanlar kadar bize yorum yaptırmıyor. Boşluk bırakılmamış okura.
Bir hastalık olan epilepsinin insana neler yaşattığını empati yaptırarak çok güzel anlatıyor. Dahilerin epilepsi hastası olduğunu söylüyor.
Merhametin aslında merhamet gösterilen kişiye dışlanma duygusu yaşattığını da ele alıyor.
İntiharı, ırkçılığı, kadınların değil artık erkeklerin kadın rolüne gşrmesini ve çocuklara artık erkeklerin balımını üstlenmesini, matematik ve hukuk arasındaki ilişkiyi, erotikshop dükkanı sahnesini, medeni insan olmanın olumsuz ve zararlı yönlerini, lgbt ilişkilerini, yatak sahnesini vs. anlatıyor.
Üslup konusunda çeviri o kadar iyi ki yazarın benzetmeleri dudak uçuklatıyor. Bolca aforizmalar da mevcut. Yazarın entelektüel düzeyi çok yüksek.