Puan vermedi·864 syf.····Okunma: 25 Ekim 2025 23:38 merhabalar!!!!!
öncelikle eğer biri size 'situationship nedir?' diye sorarsa ona örnek olarak benim bu kitapla aramdaki ilişkiyi verebilirsiniz. sevdim mi sevmedim mi, keyif aldım mı almadım mı, bağ kurabildim mi kuramadım mı hiç anlayamadım... okuduğuma pişman mıyım, hayır, okumadan ölsem pişman olur muydum, yine hayır. ilişki açısından görünüş ve ilk izleniminden çok etkilenip tanıştıktan sonra ne olduğunu açıklayamadığım bir şeyinin eksik olduğu ama yine de içten içe hoşlandığım biri gibi...
sonralıkla..: neredeyse 900 sayfa boyunca sürekli büyük çaplı denebilecek olaylar oluyor ama bunun sonuçlarına, etkilerine kısacık değinip aralardaki daha küçük "bağlayıcı" (ki olay hiçbir yere/şeye bağlanmıyor) olaylar macun gibi uzatılarak gereksiz detaylı anlatılıyor. bu da hâliyle dikkat dağıtıyor. olay sirkülasyonu sürekli aktif ama okudukça hiçbir şey olmamış gibi hissediyorsunuz (bunun belki de theo'nun iç dünyasını daha iyi yansıtmak için tüm düşüncelerinin yazılmasıyla alakası vardır, bilemiyorum. ama yazarın 'gizli tarih' kitabında da aynısını hissetmiştim, karakteristik yazar özelliği de olabilir.). bununla birlikte bazı detaylar sanki ilk kez bahsediliyormuş gibi birden fazla kez belirtiliyor ki çok dikkat dağıtıcı oluyor hâliyle, odak o anki olaydan bilgilendirmeye kayıyor (örneğin bir köpekten her bahsedişinde hem cinsini hem ismini belirtiyor.). bunun betimlemeleri artırmak ya da kurduğu kompleks cümlelerin hepsini dahil etmek için yapıldığını sanıyorum, aklımda kalacağına kitabımda kalsın diye düşünülmüş gibi. ya da belki de okuyucunun unutma ihtimaline karşı hatırlatma amaçlıdır ama uzun aralıklı okumalarıma (ve mevcut dalgınlığıma) rağmen benim bile hatırımda kaldıysa herkesin kalabilir detaylardır bunlar diye düşünmekteyim. anlatımla ilgili son eleştirim biraz daha yazara küçük bir sitem aslında: donna genel kültür açısından (gerek sanat, gerek edebiyat, gerekse daha başka bir alan) çok donanımlı biri ve bu birikimini kitaplarında (istemsiz ya da istemli) çok fazla kullanıyor. bunu sırf bildiğini göstermek için değil, düşündüğü ve yazmak istediği bu olduğu için yaptığından eminim ama ben okurken bazı yerler aklımda çok fazla soru işareti bırakıp yetersiz hissettirdi (beş dakika okuyorsam on beş dakika bir şeyler araştırıyordum, benim merak seviyemden de kaynaklı olabilir.). olay örgüsü hakkında da ufak bir sorgulamaya değineyim: neden herkes ölüyor? artık biri öldüğünde sorgulamıyorsun bile. son olarak da şu sıralar okuduğum bu tarz kitapların imlasında çok ÇOK fazla çeviri ve basım hatası var. yayınevlerinin bu konuda biraz daha hassasiyet göstermesini rica ederim .
sadece olumsuz yönlere değindiğim bir inceleme gibi oldu fakat her şeye rağmen bana çok "ben" gibi hissettiren ve içimi sızlatan alıntıların altını çizdirdi, genel kültür anlamında da çok fazla şey kattı. kendimi ne yaşamış/yapmış olursa olsun karakterlerin yerine çok güzel koydurup (özellikle de pippa) empati yaptırdı. madde bağımlılığından kazazedeliğe ve katilliğe kadar geniş bir yelpazedeki insanların hâlini ve kafasının içini anlamamı sağladı. son 100 sayfa özellikle okuması çok keyifli ve heyecanlıydı.
soranına eğer uzun kitap okumaktan sıkılmıyorsa okuması önerilir.
keyifli okumalar dilerim!!!!