·425 syf.····Okunma: 27 Ekim 2025 15:34 Konusu mu ilgimi çekmedi yoksa yazarın anlatımında mı bir gariplik var emin olamadım ama okurken o kadar sıkıldım ki yarım bırakmama ramak kaldı. Heyecanı yok, sizi bağlayacak fantastik unsurlar yok, ayrıca yine feyler ve insanlar birbirlerine düşmanlar. Kitap özetinde okuduğum ve klişe bir durum olmasına rağmen belki bu farklıdır diye umut etmiştim...
İlk olarak konusu hakkında birkaç düşüncemi belirtmek isterim. Elle tutulacak bir yanı yok. Tüm olay ana kız karakterimiz Prisca'nın zindandaki arkadaşını kurtarması üzerine ve bunun haricinde okura sunulan tek şey Prisca'nın gizemli geçmişi ve her hareketi ve tavrı sizi irrite edecek erkek ana karakter Lorian. İlk bölümde milyon tane yan karakter olması yetmezmiş gibi ikinci bölümde yine bir o kadar karakter dahil oldu hikayeye. Yazar bazılarının kim olduklarını açıklamamış bile. Kısacası kitap daha başlar başlamaz boğdu beni. Karakter gelişimi deseniz Prisca'nın vahşiliğinde ve Lorian karşısında hep dut yemiş bülbüle dönmesi ve gücünün Lorian tarafından zorla öğretilmesi dışında gelişen pek bir şey görmedim ben.
Yarısına kadar olayların çok hızlı geçtiği halde sonrasında hikaye öyle bir duruldu ki tamamen saray hayatına dönüştü kitap. Burası da benim kitaba olan ilgimin tamamen kaybolduğu yerdi aslında. Prisca yerleri temizle, kraliçenin sosyete grubundaki leydilerinden birinin işi çıkmış yerine sen geç Prisca, Prisca etkinliğe katıl, kraliçeyle pazarı gez, dans eğlencesine gel. BU NE YANİ?!
Söylemeden geçemeyeceğim kitabın neredeyse her cümlesi on yaşındaki bir çocuğun aklından geçenler gibi. Betimlemeler deseniz hiç yok bu yüzden mekanlar ya da neyin nerede ve nasıl bir görüntüye sahip olduğu hakkında da pek bir fikrim yoktu. Yazarımız ilginç bir şekilde sadece Lorian'ın mükemmel ve kusursuz (!) vücudunu en ince ayrıntısına kadar anlatmaya gerek duymuş.
Prisca'nın zaman durdurma yeteneğinin çok üstü kapalı anlatıldığını da söylemek isterim. Hikayenin en merak uyandırıcı özelliği olması gereken yerde kızımız gücünü kullanıyor, olay zaferle sonuçlanıyor ve bitti. Sadece birkaç yerde zorlandığı oluyor ama o da Lorian'ın yardımıyla geçiştiriliyor. Bu süreç içerisinde bir tane bile aksiyon yoktu.
İkilinin ilişkisini yalnızca toksik şeklinde yorumlayabilirim. Her smut sahnesinden sonra odasından kovan bir erkek ve bu durumu gülerek karşılayan bir kızdan bahsediyoruz. Severken hem fiziksel hem psikolojik açıdan eziyet eden bir erkekten ve 'hayatını mahvedicem' dedikten sonra aynı erkeğin ilk jestine düşüp nefretini anında unutan bir kızdan bahsediyoruz. Bunları okumak benim açımdan çok rahatsız ediciydi.
Anladığım kadarıyla bir seri fakat başlangıç kitabına göre çok çok vasat bir kitap. Asla devam edeceğim bir seri de değil.