Şizofreni Risalesi’ni okurken sanki birinin zihninin içine adım atmış gibi hissettim. Yazarın anlatımı o kadar içten ve gerçekti ki, satırları okurken kendimi o karmaşanın içinde buldum. Kafanın içindeki seslerin ne kadar yorucu olabileceğini, insanın kendisiyle savaşmasının ne kadar yıpratıcı bir şey olduğunu çok iyi anlatmış.
Kitap kısa ama etkisi büyük. Okurken “Akıl sağlığı” dediğimiz şeyin aslında ne kadar ince bir çizgi üzerinde durduğunu daha iyi fark ettim.
En çok da şu hissi bıraktı bende: Hepimizin içinde birden fazla “ben” var. Kimimiz o sesleri bastırıyoruz, kimimiz onlarla yaşamayı öğreniyoruz. Yazar, bunu çok sade ama bir o kadar da derin bir dille anlatmış.Okuyucularına keyifli okumalar diliyorum :)