Bazı kitaplar bitti, rafa kaldır olmuyor. Bu kitapta tam olarak öyleydi. Uzun zamandır bu tür de okuduğum ve bana gerçekten ilaç gibi gelen bir kitap olmadı. İnanın sıfır abartıyla söylüyorum, kitapta o kadar yer var ki altını çizdiğim tekrar tekrar okuduğum. Hala daha şuanda kitapla bakışıyoruz. Uzun bir süre de elimin altında olacak.
Bu kitap, ruhun katman katman soyunarak kendine dönüş kendini bulma hikayesi. Kitapta yazar, duyguların bastırıldığı, acıların “sabır” ya da “kader” adı altında meşrulaştırıldığı bir dünyada büyüyen insanın içsel zincirlerini kırmasını ama bunu da klişe öğütlerle değil de, duygusal yüzleşme, farkındalık ve vicdan rehberliği adı altında bizlere sunmuş.
Zaten yazarın anlatımı o kadar çok hoşuma gitti ki, sanki yanımda karşımda ve bir dost gibi kalpten anlatıyor.
Özellikle çocuklukta bastırılan duyguların yetişkinlikte, alışkanlık maskelerine dönüştüğünü açıklarken çok etkileyici örnekler veriyor. “Susmak erdemdir” diye büyütülen bir çocuğun, ileride kendine ihanet eden bir yetişkine dönüşebileceğini gösteriyor.
Yazar, '' fark etme, yüzleşme, ve özgürleşme'' tarzında kaleme almış kitabını ve biliyor musunuz? Bunu yaparken de anne ve baba üzerinden aslında gitmiş. Suskun bir anne ve öfkeli bir baba gibi...
Özellikle kitabın son bölümlerinde, 21 günlük bir uygulama kısmı var. Sana her gün için verilmiş bir görev gibi...
Mesela ilk gün diyor ki; 'Hangi duygunu en çok bastırdığını fark et.'
Bir haftanın sonunda ; 'Birine söyleyemediğin bir şeyi kendi sesinle yüksek sesle dile getir.'
21. günün sonunda da ; 'Artık taşıyamadığın duyguyu bir kâğıda yaz ve yak.'
Gerçekten bu kitabı anlatacak kelimeleri bir araya getirip cümle kuramıyorum. Öyle çok sevdim ve öyle çok beni içine çekti ki kitap.
İçerisinde bulunan bazı testler var. Ben tamamını çözemedim ama ki her birini çözmek için sabırsızlanıyorum.
Bu kitabı da canı gönülden tavsiye etmek istiyorum. Bu kitap bir çok okuduğumuz kişisel gelişim kitaplarının çok üstünde.