Puan vermedi·328 syf.····Okunma: 28 Ekim 2025 15:47 İlk bakışta Mutluluk ismi, kitabın içeriğiyle çelişiyor gibi görünüyor. Ancak mutluluk, hiçbir zaman acısız gelmez hayata. Tıpkı sevginin nefretle, özgürlüğün tutsaklıkla, umudun çaresizlikle var olması gibi. Romanda da üç farklı hayat üzerinden insanın ne kadar körleşirse körleşsin, ne kadar umutsuz olursa olsun hep bir şekilde mutluluğu aradığı anlatılır.
Livaneli, kaderleri birbirine tam bir tezatmış gibi gözüken üç karakterin -Meryem, Cemal ve Profesör İrfan- yollarını kesiştirir ve bu arayışta onları yoldaş yapar. Meryem'in sessizliği yüzyıllardır susturulan tüm kadınların sesidir. Cemal ise kendisine biçilen rolleri sessizce kabul eden ancak içine doğduğu bu düzenden başka bir hayat görmemesine rağmen; doğru bildiklerini sorgulayan, vicdanını susturmamış biridir. Profesör İrfan ise yoksulluğun içinden gelmiş, hayallerindeki hayatı kurmuş ancak ruhunu kaybetmiş bir aydındır.
Romanın her sayfasında, her cümlesinde toplumsal yaralarımıza dokunulur. Hiçbir temele dayanmayan inançları, gelenek ve töre adı altında kurulan tahakkümleri, insanımızın doğu-batı arasına sıkışmış kimliğini ele alarak toplumumuzun geldiği nokta eleştirilir.
Son sayfada Meryem'in yüzündeki dinginlik belki de Livaneli'nin en büyük sorularından biridir: "Gerçek mutluluk özgürlükle mi gelir, yoksa özgürlüğün bedelini ödemekle mi?"