Gönderi

Sevgili Azra Erhat...
9/10
·271 syf.··
Beğendi
·
2025 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 06:27
Humanizma nedir? Hasan Ali Yücel Klasikleri kitaplarında en başta yazan o yazı, boş bir yazı değildir. İşte bu kitapta da bu tedrisattan geçmiş bir insanın fikirlerini, hislerini okuyacaksınız ve o "insanı" seveceksiniz. Fikirlerine tamamen katılmasanız da, hislerini tamamen paylaşmasanız da; fikirlerini, hislerini olmasa da o insanı seveceksiniz. Ben gurur duyarak söylüyorum ki Azra Erhat'ı seviyorum. Kitabın benim açımdan en önemli alıntısı; sayfa 225'te geçer, şöyledir: "... humanizma yalnız insanlığı sevmek, insanlığın iyiliğini gözetmek değildir. Humanizma bir tutumdur ki, onu 'philanthropia' denilen insanseverlikle karıştırmamalı. Yoksullara yardım, hayır dernekleri kurmak gibi duygusal davranışlara yol açan insanseverliğin nice nice bencil ve çıkarcı eğilimleri örtmeye yaradığını gördük biz." Bu söyleneni şu çağda, şu yaşadıklarımla o kadar iyi anlıyorum ki... Günümüzde "hümanist" diye dalga geçtiğimiz insanlar var. Onları tanırsınız; "pembe yanaklı olmakla", "fanusta büyümüş olmakla", "hanım evladı olmakla", "insanlara fazla güvenmekle", "pollyannacılıkla" suçladığımız şu insanlardan bahsediyorum. Polis birini kelepçelerken, "Belki tutuklanmak istemiyor! Bırakın onu!" diye tiz bir sesle bağıran kişiyi gördünüz mü? Terör suçu işlemiş, onlarca insanı öldürmüş insanlara, "daha iyi hapis koşulları" için canla başla çalışan kişileri gördünüz mü? İşte bu anlattıklarımın hiçbiri gerçek humanist değildir. Bunlar, alıntıda geçen "insansever"lerdir. Oysa humanist, her şartta ve her insanı savunmayı savunmaz. İnsanlığın, bilimin, kültürün gelişmesi için çabalayan insanı savunur. Masum insanı savunur. Sıradan insanın sıradanlık hakkını kullanmasını da savunur. Belki bazıları kızacak ama çok acı bir şekilde yine konuyu "kafayı taktığım" bir konuya getireyim. Çünkü bu konu, tam bir humanizma-insanseverlik ayrımı örneğidir: Sokak köpeği konusu... Sokaktaki bir köpeğe durduk yere zarar veren bir insanı savunmak insanseverliktir. Bunlara göre insan üstün olduğu için, herşeyi yapmaya hak sahibidir. İşte bu, benim ve humanizmanın savunmadığı bir görüştür. Oysa sokaktaki köpekler (karabaş, kangal gibi iri yapılı), çeteleşip insan hayatını tehikeye atacak düzeye geldiğinde, o köpeklere de en az acı verecek şekilde, insan hayatını öncelikli tutmak humanist bir yaklaşımdır. Humanist bunun için çareler arar, çarelerin arasından en mantıklı olanı seçilir. Humanist, şartlarla mücadelesini br şekilde kazanır. İnsan soyu gelişimini bu kazanma azmine borçludur. Sokakta köpek (hem de azılı köpek) olmasını isteyenler ise, insanseverliğin garip bir versiyonu ile karşımızdadırlar ironik bir şekilde. Onlar, kendileri gibi "merhamet timsali" insanlarla bir araya gelip kendi merhametlerine aşık, bu merhametlerine "tapar vaziyette", diğer insanları merhametsizlikle suçlama terapileri yaparlar. Aslında burada bile sevdikleri hayvanlar değil, kendileridir... Alıntıda söylendiği gibi, vicdanlarını sömürenleri paraya boğarlar: Kazık yerler... Böyle de saftırlar ama bu philanthropistler aynı zamanda çok tehlikelilerdir. "İşinde gücünde insanlar, çocuklar ölmesin" diyenlere, "keşke ölseniz" diyebilirler, kendileri gibi hissetmiyorlar diye... Bu bir örnekti. Ama bence; humanist-insansever ayrımını görebileceğimiz bir sürü örneği günümüzde deneyimliyoruz. Humanistler olarak, insanseverlere "bir şekilde" laf anlatmaya çalışıyoruz. Atatürk'ün "vicdan özgürlüğü" dediği şey işte buydu! Kimsenin duygusal-dayanaksız hassasiyetine özen göstermek zorunda değiliz. Mantıklı-bilimsel olarak humanist olmalıyız. Sevgiler, saygılar...
İşte İnsanAzra Erhat · Adam Yayınevi · 1996162 okunma
··
124 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.