8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 98. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2025 12:57
“Kapısız evler, sivil silahsızlanma eylemidir. Anahtarlar ise yivleri derin oldukça keskin silahlardır. Anahtarlara kın yapılmalı,yüreğe yakın taşınmamalıdır.” Yiv ve Kın (Varlığın ve Hiçliğin Hikayesi); Feyza Çiloğlu kaleminden, Mona Kitaptan basımı yapılan, 240 sayfadan ibaret, felsefi tasavvuf türünde roman. 30 kuş hikayesini çoğumuz biliyoruzdur. Bütün kuşlar Simurg kuşunu görmek için yola çıkarlar, her zorlukta bir kısmı geri döner ve en son kalan (bazı kitaplarda 1)30 kuşun aslında Simurg kuşu oldukları ve küllerinden yeniden doğdukları anlatılır. Aralarda, ünlü düşünürlerin sözlerine de yer verilmiş. Yazarımız Feyza Hanım; değişik bir boyut kazandırmış bu hikayeye. Felsefe ve tasavvufi anlatımlarla; İlk kapı : " Şaşkınlık", İkinci kapı; " İstek", Üçüncü kapı; "Aşk", Dördüncü kapı; " Marifet", Beşinci kapı; " İstisna", Altıncı kapı; " Tevhit", Yedinci kapı; " Yok Oluş", İlk kapı Şaşkınlık son kez açılır. Kahramanımız Eliz. Üniversitede hoca, aynı zamanda bir kitap yazmış. Eliz' in çocukluğundan, iki yıl süren evliliğinden, çocukken yaz tatillerinde görüştükleri, çocukluk arkadaşının bir oyunu ile ayrıldığı ve yıllar sonra bir şekilde karşılaştıkları Ege' ye yazdığı mektuplarda Simurg kuşu üzerinden, insanların kendilerini bulmak için neler yapabilecekleri anlatılmış. Bir dönem gelir, hepimiz küllerimizden yeniden doğmak zorunda kalabiliriz. Çok acıtsa da; kendimizi bulmak, tanımak, var oluş sebebimizi anlayabilmek için buna ihtiyacımız vardır. Eliz ile Ege her ikisi de başkaları ile evlenmiştir tekrar haberleştikleri zaman. Ege' nin mutlu bir evliliği vardır ama Eliz'i de tekrar görmek istemektedir. Eliz ise eşinden ayrılmıştır o dönemde. Birbirlerine mektup yazarlar ve bu mektuplar Ege' nin dağ evinde bir kasadadır. Ege Eliz' e iki anahtar verir. Birisi dağ evinin anahtarı, birisi de kasanın. Yüz yüze konuşmak üzere sözleşirler. Eliz gelir, ama Ege... İnsanın en dalgın halinde karaladığı şeyler ruh halini yansıtırmış diye geçirdi içinden. İnsanın doğumunda bütün zihninin boş bir levha olduğunu ve tecrübeleriyle, kazanımlarıyla, yaş ilerledikçe yavaş yavaş deneyimleriyle o levhayı doldurduğunu savunur John Locke. Fikrimce insanın kendini yargılaması, dünya üzerindeki en büyük acımasızlıktır. Mucizevi bir "heplik" ten geldik, öyleyse gideceğimiz yer mütevazı bir "hiçlik" olmalı. Bana bu yerin kapısını aralayacak bir bilgeye ihtiyacım var gibi geliyor. Hiçliğe doğru bir yolculuğa çıkmalıyım. Her şeyi kaybederek kazanmalı ya da kazanarak kaybetmeliyim.
Yiv ve KinFeyza Çiloğlu · Mona Kitap · 202463 okunma
·
89 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.