Merhabalar
Bugün yine çok çok sevdiğim daha uzun olsaydı dediğim bir askeri kurgu ile geldim. #silahbaşındaaşk Rabia Gümüş yazarın kalemini seviyorum bütün kitaplarını okudum diyebilirim. Gelelim kitabımıza.
Herşey bir telefon araması ile başladı.
"Peki ilk bakışta aşk mı kazanacaktı. Yoksa son bakışta ayrılık mı?. "
Menhus 23 yaşında güzel bir genç kız. Psikoloji üçüncü sınıf öğrencisi. Başında bir bela vardır ve bir süre saklanması gerekiyor. Teyzesi onu çok güvendiği bir askerin yanına gönderir. O kişi kim mi? Üst teğmen Uğur.
Uğur kabul eder çünkü kadına Vefa borcu vardır.
Şuan ki asıl görevi Menhus'u koruyup kollamak olmuştur. Evinde kalacağı adamdan dahi saklayacak sırlarının olması ne kötü.
Menhus hayat ne yaşatırsa yaşasın hep hayat dolu cıvıl, cıvıl bir kızdır. Uğur da bir okadar soğuk, buz kütlesi sinirli, azda asabi bir asker Okurken okadar sevdim ki.
Üst teğmen Uğur annesiz babasız yetimhanelerde büyümüş sonrasında Iğdır kolordu komutanlığında askerî hayatına devam etmiş. hayatı askerî ye ve sayılı sağlam dostlerıdır. Kendisinden önce sevdiklerini düşünen birisi. Arkadaşı ercan ile aynı evi paylaşıyorlar. Birbirlerini iyi tanıyan seven insanlar diğer kitaplardan da seviyorum bu ikiliyi. Birgün bir telefon alır minnet duyduğu kişiden yeğenini koruması gerektiğini söyler. Hiç düşünmeden kabul eder Uğur.
Sonrası aynı evi paylaşmak, ile dahi beraber giderler. Ama Uğur halen çözemedi belanın ne olduğunu. İkili birbirlerine karşı birşeyler hissetmeye başlar. Uğur geri durmak için birazcık kalp kırmış olabilir. Kitabın sonu o noktadan nasıl döndü halen şaşkınım. Bir insanın diğer insana sonsuz güvenmesi ne güzel bir duygu. O ters köşeye en az benim kadar şaşıracaksınız.
Kitabı okurken hem eğlendim hem duygulandım. Daha uzun olsun isterdim... Kitaba kesinlikle şans vermelisiniz