Yazarın düşüncesi ve kitaba hakim olan ana tema: “Acılarımızın temel nedeni kendi düşündüklerimizdir.”
Bu noktada yazara hak veriyorum. Çok düşünmek, kaygılı ve kırılgan hissetmemize neden oluyor. Hayatımız bizim düşüncelerimize göre şekilleniyor. Kontrol edemediğimiz şeyler de var ancak kontrol edebildiğimiz, verdiğimiz tepkiye göre şekillenen çok fazla yaşantıya sahibiz. Yazarın temel vurguladığı kısım, düşünmeyi bırakmak ve durdurmak. Biz düşünmeyi bırakırsak kendimizi huzurlu, neşeli, mutlu hissedeceğimiz anlar o kadar çoğalır.
Düşünmeyi bırakmak, durdurmak için ise ilk olarak bunun farkına varmalıyız. Farkına varıp ana dönmek ve sadece o anın içinde kalmayı başarabilmek çok mühimdir. Düşüncelerimiz kirli bir su gibidir ya da bir bataklık gibidir. Durup biraz akışa kendimizi teslim edersek kirli su berraklaşır, bataklık bizi dibe çekmek yerine doğal kaldırma kuvvetiyle yüzeye bırakır. Böylece huzuru tadabiliriz.
Kitaba göre insanlığın ulaşabileceği en büyük güç ise koşulsuz sevgi gücüdür. Koşulsuz sevgi insanın hiçbir kısıtlama, şart, neden ve engel olmaksızın sevebildiği andır. Hiçbir sebebe bağlamadan birini, bir şeyi öylece sadece o olduğu için sevebilmek çok başkadır. Hayatımıza anlam katar.
Yazarın dediği gibi kitaba başlarkenki kişi ve kitabı bitirdikten sonraki kişi aynı kişi değil. Kısa ve öz ama bir o kadar da bana etki eden bir kitap oldu. Düşündüğün Gibi DeğilJoseph Nguyen