Yazarımızın da dikkatli ve anlamlı bir bakış açısı olacak ki bunu kitaptaki karaktere başarıyla aktarmış. Kısa bir öykü kitabı olmasına rağmen içeriği oldukça derin. Karakterlerin yaşamının her zamanını ve her halini dört mevsim ile ilişkilendirmiş. İçindeki ses hiç susmuyor, akıl sürekli anlamlandırmaya çalışıyor, gözler görmekten hiç vazgeçmiyor sanki. Hayata bir gözlemci olarak bakmakla, hayatı gerçekten yaşamak arasında sıkışmış gibi. Kitapta şöyle bir cümle var: "Aynaya yakından bakmamalı, sırını dökmemeliydim." Bakmak şahitliği, görmek ise derinliği ifade eder. Aynaya bakmak basit bir eylem ama ona yakından bakmak, içindekini görmek cesaret ister.
Bu kitap yazarla tanışmama vesile oldu. Değişik bir anlatım tarzı geliştirmiş. Alışık olmadığım için ilk etapta odaklanamamıştım ama sonra içine dahil etti öykü beni. Yazarımızın başka kitaplarını da okumayı istiyorum. Farklı ve anlamı derin kitap arıyorsanız tavsiye ederim. NigâhGökçe Gündüç