Dört kere okuyup doyamadığim bu kutlu eser, Türk milletinin tarih sahnesindeki diriliş mücadelesini destansı bir dille anlatan bir manifestodur.
Roman, yalnızca Göktürklerin bağımsızlık savaşını anlatmaz aynı zamanda Türk ruhunun ölümsüzlüğünü, inancını ve onurunu KÜR ŞAD'ın benliğinde yüceltir. ATSIZ ATA bir bozkır ozanı gibi sade ama derin bir Türkçe kullanarak hem tarihî gerçekliği hem de millî bilinci ustalıkla işler. O, olayların ardında yatan yüce ruhu anlatır; bu nedenle Bozkurtlar sadece bir tarih romanı değil, asırlara meydan okuyan Türk ruhunun romanıdır..
Eserde öne çıkan epik anlatım, sadakat, vatan sevgisi, vefa gibi birçok temayla KÜR ŞAD ve silah arkadaşlarının imkânsız görünen isyanında vücut bulur. Atsız, Türk milletinin hiçbir zaman esareti kabullenmeyeceğini, karakterlerini birer tarihî figür olmanın ötesinde Türk töresinin yaşayan sembolleri hâline getirerek anlatır -yaşatır.
Okur, satır aralarında yalnızca geçmişin değil, kendi damarlarındaki asil kanın da yankısını hisseder. Kimi zaman Kür Şad olup kırk yiğidi ile Çin sarayını basar, ölür ama yenilmez kimi zaman da yiğit İşbara Alp'ın en güzel kızı Almıla olup yiğitçe dövüşüp erlere meydan okur.. Urungu olup sabreder, Binbaşı Pars olup kocamış hâline bakmadan cenk eder, Ötüken hayali kurar..
Hüseyin Nihâl Atsız Bozkurtlar ile Türk edebiyatında milliyetçi düşüncenin en güçlü edebî ifadesini ortaya koymuştur. Onun kaleminde tarih, kuru kitabî bilgi değil; kopuzunu çalan Ozan gibi coşkun bir diriliş çağrısıdır. İçinde yer alan dörtlükler onun bozkır dilinin üslubunu ne kadar iyi bildiğini de biz okuyuculara gösterir.
Bozkurtlar , geçmişten geleceğe uzanan bu kutlu yürüyüşün edebî anıtıdır. Türk’ün var olma azmini Bozkır dilinin güzelliğiyle birleştiren bu eser, her okunuşta aynı gururu ve aynı inancı yeniden alevlendirir.. Bu nedenle ne zaman içim daralsa BOZKURTLAR okuyup titrer ve kendime gelirim.. Ruhun şad olsun ATSIZ ATA.. Elbet ruhlarımız buluşacak Tanrı Dağında..