Zihnin kıvrımlarında dolaşmayı seven bir yazar…Kolay bir okuma deneyimi değil ama çok keyifli
Bu kitabında, İbrahim ve İshak anlatısını bugünün hassas, kırılgan, “pedagojik nesliyle” buluşturuyor.
Kutsal bir hikâyeyi modern bir travma ve dayanıklılık metaforuna dönüştürürken, ironiyi bir düşünme biçimi hâline getiriyor.
“Bir zamanlar bir baba vardı; oğlunu Tanrı’ya adadı.
Bir zamanlar bir oğul vardı; babasına rağmen Tanrı’ya inandı.”
Daha önce Adalet Timsali ve Zifiriyet Fabrikası ile karşımıza çıkan yazar, yine kendine has mizahıyla zihnimizi dürtüyor.
“Önemli olan bir şeylerin kurbanı olmuş olmak değil,
mangal üstü pirzola olmamak.”
Düşünmeyi, sorgulamayı, ironiyi seven, kelimelerin altındaki felsefeyi arayan okurlar için.