Zamanın Ötesindeki Aşk
"Bir gün birisi gelir ve seni, senin bile bilmediğin bir yerden sever. Ve sen bunu ilk başta fark etmezsin. Çünkü zaman bazen gözle değil, kalple yürür. Ve gerçekliğin tüm sırları o yolda çıkar karşımıza..."
Arda 2125 yılında yaşayan bir bilim insanıdır. Elif ise 2025 yılında İstanbul'da yaşayan sıradan bir kitapçı. Arda 'Zamanın Yankısı' algoritması üzerinde test yaparken Elif beliriyor ekranda. Ve artık o günden sonra zaman ikisinin imkansız gibi görünen aşkı başlıyor. Arda her şeyi göze alıp büyük aşkı için kendi zamanından vazgeçiyor. Çünkü bu hikayede zaman, bir engel değil, sadece geçilmesi gereken bir kapıydı.
Bir aşk romanı gibi görünüyor kitap değil mi? Aslında içinde bilim kurgu barındıran bir aşk kitabı ya da bir aşk romanı içinde bilim kurgu da diyebiliriz sanki bilemedim. Ama kitap kısacık olmasına rağmen içinde sizi etkileyecek o kadar çok cümle var ki... Keşke biraz daha uzun olsaydı cümlelerin tadı damağımda kaldı...
Zaman sadece geçmiyor. Bazen geri dönüyor. Bazen bir kalpte yankı buluyor. Belki de... Belki de bir aşka...
Gerçek olmak illa dokunmak mı sence? Bazen birisini en çok görmeden de hissedersin.
Çünkü bazı sözler, karşılık için değil kurtulmak için söylenir.
Birini kaybetmek ölüm değil bazen... Unutulmak, ölmeden gömülmektir.
Ben en azından katilimi tanıyorum. Fakat sen bir gün sevilmediğin bir yürekte, kim vurduya gideceksin.
Bazı insanlar ölmez. Çünkü onların adı kalpte, zamanı aşan bir kelimeyle mühürlenmiştir.