·360 syf.····Okunma: 30 Eylül 2025 19:38 Merhabalar,
Kaplanın Karısı, Balkanlardan genç bir yazarın çocukluk kahramanı olan büyükbabası için dikilmiş roman formatında bir anıt bence. Kullandığı soyadı da kendi soyadı değil, büyükbabasına aitmiş. Zaman atlamarı şeklinde üç farklı zamana gidip geliyoruz. Büyükbabasının çocukluğu, Natalia'nın çocukluğu ve mevcut lineer zaman. Hem büyükbabasının çocukluğu hem de kendi çocukluğunda yaklaşmakta olan savaş kendini hissettiriyor. Savaş dramatize edilmemiş olsa da toplumsal etkilerini önlenebilir çocuk ölümleri, sosyal hayatın baskılanması şeklinde izliyoruz. Ayrıca parçalanmış bir ülkede çocuk ölümlerini engellemeye çalışan genç doktorlar ve bu uğraş için çabalarken karşılaştıkları zorluklar da savaşın sonuçları olarak apaçık ortadadır.
Büyükbabası içindeki çocuğu koruyarak yaşlanmış ve bu şekilde de Natalia'nın çocukluk kahramanı haline gelmiştir. Yazar bu durumu anlatırken büyülü gerçekçilikten faydalanmıştır. Ölmez adamın hikayesi ve büyükbabası ile ilişkisi romanın temel dinamiklerinden birini oluşturmaktadır.
Yazarın başka bir kitabını okumadığımdan büyülü gerçekçiliği genel olarak bir anlatım üslubu olarak kullanıp kullanmadığını bilmiyorum ama bu hikaye özelinde ve yerinde kullanıldığını düşünüyorum.
Büyükbabasının ölümü karşılama biçimi de Natalia'nın ona olan hayranlığını perçinlemiştir. Büyükbaba bir yetişkin gibi değil, bir çocuk gibi umut ederek ölmüştür.
Sonuç olarak başarılı bir ilk roman olduğunu düşünüyorum.