Llosa, benim canım Latinim.
808 sayfayı böylesine sıkmadan, karakterlerle okuyucu iç içe geçirecek şekilde kaleme almış olması çok büyük bir başarı değil midir? Kalın, ama bir bakıyorsunuz bölüm bölüm ilerlerken kitabı yarılamışsınız bile. Olay örgüsü o kadar sarıyor ki karakterleri tanıdık hissetmeye başlıyorsunuz.
Okumadan önce mutlaka dikkate alınız dediğim noktalara önce değinip sonra da olay örgüsüne şöyle bir üstünden bakalım. İlk olarak kitap karakterler ile dolu. Bir kalem kitabın arasından asla ayrılmamalı. Ya karakterlerin altını çizin , yuvarlak içine alın veya yanınıza bir deftere başlayın karakterleri yazmaya. Okurken dönüp bu kimdi diye özellikle ilk 200 sayfada bakmak olay örgüsünü koparmamak adına faydalı olacaktır. İkinci olarak anlatıcı bir anda değişebildiği gibi olay örgüsü de sıçramalı. Karakterler bir anda geçmişi anarken bir bakmışsınız şu andaki olayı da konuşuyor. Dikkatli bir okuma istiyor.
Gelelim olay örgüsüne. Lima, Perudayız ve 1950li yıllar… Diktatör Odria dönemi... O dönemin siyasi çalkantılarına kapı aralarken kitabın iki ana karakteri olan
Santiago ve Ambrosio’nun köpek barınağında 15-20 sene sonra denk gelip Katedral adlı bara bir şeyler içmeye oturmasıyla sohbet başlıyor. Kitabın adı işte bu başlangıç ve geriye kalan yüzlerce sayfa da o sohbetin içeriğinden meydana geliyor. Ambrosio, Lima’nın hükümete baya yakın olan Don Fermin’in şoförü ve Santiago da bu varlıklı ailenin büyük oğludur. Peru’nun siyaseti de sayfaların arasına karıştıkça Don Cayo Bermudez de ana karakterlerimizden oluyor. Santiago, babasının da dahil olduğu geçmişteki bir olayı da bir yandan aydınlatmaya çalışırken neler neler ifşa oluyor. Bolca geriye dönüşlerle o zamanlara gidiyor ve Llosa, o anları her ayrıntısıyla bize adeta yaşatıyor.
Llosa’nın karakter analizleri ve akıcı kalemi sayesinde kitap ile bütünleşmemek imkansız oluyor. Gözünüzü 808 sayfa korkutmak yerine kalın kitap okumanın o zevkini yaşamaya odaklanın derim.
Llosa’dan şu zamana kadar okuduğum dördüncü kitap ve aralarında şu an favorim bu kitaptır. Çok sevdim.