·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Ekim 2025 21:28 ; 9/10
uzun bir aradan sonra ilk defa bir kitabın yorumunu yazmak için bu kadar heyecanlıyım. çünkü kitap inanılmaz iyiydi!
öncelikle beklentilerimi aşırının aşırısı üstünde karşıladığını söylemeliyim, çoğunluğun kitabı sevmediğini görünce benim bayılacağımı zaten biliyordum...
şimdi şöyle kitaba ne beklentisiyle başladığınız çok önemli.
benim gördüğüm editlerden sonra tek beklentim düşmanları okumaktı. aşk sonraki planda, iyi olan şeylere yer yok saf bir nefret bekliyordum ve öyle de oldu. bu kitap benim kalbimi kırdı daha doğrusu içindeki o kötücül saf nefret kalbimi kırdı ve bu işte beklediğim şeydi! ben romantik şeylerden ağlamaktan hoşlanmam romantik şeylere de çok ağlamam zaten ama kırıcı, rencide edici, kalp parçalayan ve gururumu inciten şeyleri okuyup hissedip ağlamak favorim. biraz hastalıklı bir düşünce gibi ama ne yapabilirim ki benim duygularım da böyle işliyor ehehehe.
bradshaw kalbimi öyle bir kırdı ki onu aşık olmamak imkansız gibi bir şeydi zaten en başından belliydi. gri karakter değil, siyah karakter değil ne bileyim bunun bir rengi yok bence bradshaw direkt kötü adam. ölüm makinesi. duygu yoksunu. kaba. nezaketten uzak. asla iki defa düşünmeyen bir adam.
o an siniri bozuksa ve istediği bir şey olmadıysa önüne çıkan her şeyi parçalara ayırır. nell'e de tam olarak bunu yaptı.
neyse ki bunny de kırılgan bir karakter değildi ki inanılmaz bir nefret öyküsü çıktı ortaya. dişe diş, kana kan. bones bir vurduysa bunny iki vurdu. bones kopardıysa bunny kırdı. bones deldiyse bunny deşti. muhteşemdi. elbette bones bu nefrette bir adım öndeydi ve bazı yaptığı şeylerde oturup ağladım, benim başıma gelse ben zaten bu duygu karmaşasıyla hayatta kalamazdım ama bunny bile etkilendi yani bazı olaylardan.
ve aslında okurken aşk sıfır gibiydi tamam bir çekim vardı ama bakın öyle böyle bir nefret yok ortada ben cidden merak ediyordum aşk kısmı nasıl bağlanacak diye. o kadar güzel bağlandı ki. aşklarını kabul ederken yaşadıkları o inkar evresi ikisi içinde çok iyiydi. ondan nefret ediyorum ama ona aşığım da evresi muhteşemdi! birbirlerine güvenmek isteyip asla güvenememeleri. sırt sırta verip yine de birbirlerine ihanet etmeleri. kalp kırmaya devam etmeleri falan. sonra birinin aşkı daha ağır bastı ve o yelkenleri suya indiren kişi oldu.
ondan sonrasını okuması da çok zevkliydi. o nefretin böyle bir aşka dönüşmesi. kitabın başında dediği gibi yazarın gerçekten aşkın en vahşi haliydi.
ve en önemlisi etkileneceğinizi düşünüyorsanız bu kitabı okumayın. dediğim gibi beklentiniz doğru yönde olmalı bu kitap size nefret vadediyor ve sonrasında aşkı. çiçekler bekleyemezsiniz, pembe düşler bekleyemezsiniz. kitap rahatsız edici yetişkin seviyesinde unsurlar içeriyor. cinsel olaylar ve tabirler çok yüksek. tetikleyici şekilde cinsel fanteziler var ve bunları detaylı şekilde okuyorsunuz. çarpık ilişkiler var, kitaptaki karakterleri birbirlerinden başka kişilerle birlikte olurken okuyoruz. önceki ilişkilerini okuyoruz. ölüm sahneleri ve öldürme yöntemlerini açık bir şekilde okuyoruz. bunlardan rahatsız olacaksanız lütfen okumayın. yani önerilebilecek daha sakin karanlık kitaplarda var türü okumak isteyenler için. ama türün okuyucularına şiddetle öneriyorum benim için bir ilkti böylesine yoğun bir kitap okumak.
yazarın kalemi ve çeviri de çok iyiydi. mesela karanlık bir kitap okuyoruz ve şahsen ben okurken sansür istemiyorum yani bu tür kitaplarda. sansür istesem romantik komedi okurum zaten ki bazen onlara bile sansüre gerek kalmıyor. bu kitabın çevirisi çok iyiydi tam da yani kelimeler olması gereken şekilde çevrilmişti, yumuşatılmadan. yayınevi'nin ilk kitabıydı benim için yazara da yayınevine de iç rahatlığıyla devam ederim artık.