·376 syf.····Okunma: 01 Kasım 2025 23:43 Gülseren Budayıcıoğlu gerçek hayatta karşılaştığı hastaların hikayesini roman olarak bizlere aktarıyor. O yüzden yazarın kitapları kurgudan daha çok psikolojik tahlil içeren, okurken sanki terapideymişsiniz hissi uyandırıyor. Bu kitabın da ise kadınları kolayca manipüle eden, erkekler tarafından bile kıskanılan Kenan Barım’ın hayatına yolculuk yapıyoruz. Kenan yakışıklı karizmatik zengin çok güzel kahkahalar atan burnu düşse yerden almayacak bir adam. Hayatın da çokça kadınlar oluyor her zaman bir şekilde biri gitse bile birini buluyor o asla kaybetmiyor. Evli olduğu halde üstelik. Hayatında ki sevgilisi Fadi’nin ondan ayrılmasıyla Gülseren hanımla terapi seanslarına başlıyor. Buraya kadar okuduysan eğer sende Kenan’a sinir olmuşsundur tıpkı kitabı okuyan bizler gibi. Ama işler bizim hiç tahmin etmediğimiz yollara gidiyor. Roman da ki tüm karakterler güçlü gözüken insanlar ama iç dünyalar geçmişleri öyle değil hepsinin bir yerde başlayan kader motifleri, bir kırılma noktaları var. Çocukluk yıllarında karşılaştıkları bu travmalar onlar da kalıcı hasarlar bırakmış. Bu terapi de onlar gün yüzüne çıkıyor. Kaybettiklerini sandıkları her şey onların iyileşme süreci oluyor. Fadi, Kenan ve Handan.. Bu kitabın sonunu hiç böyle beklemiyordum çok etkileyici bitti ve ben en çok Kenan’a ağladımKitabın sayfa sayısı fazla olduğu halde su gibi akıp gidiyor eminim olun ve bu kitaba mutlaka bir şans verin