·368 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Kasım 2025 21:27 Şeytanla Tatil Elizabeth O’Roark
Elizabeth O’Roark yine hem duygusal hem de romantik yönü güçlü bir hikâyeyle karşımıza çıkıyor. “Huysuz Şeytanlar” serisinin ikinci kitabı olan Şeytanla Tatil, ilk kitaptan tanıdığımız Drew’un hikâyesini anlatıyor. Yani bu kez sahne ışıkları arkasında kırılmış bir kadının iç dünyasına ve kendini yeniden bulma çabasına tanıklık ediyoruz.
Drew, çocukluğundan beri ailesinin ihmali, annesinin sevgisizliği ve üvey kardeşinin zorbalıklarıyla büyümüş, ruhunda derin yaralar taşımaya devam eden bir kadın. Ünlü bir şarkıcı olsa da hayatı hiç de göründüğü kadar parlak değil. Menajerinin baskısı, sürekli kontrol altında oluşu ve geçmiş travmaları onu tükenme noktasına getirmiş durumda. Tam da bu dönemde eski sevgilisi Six’in davetiyle Hawaii’ye gidiyor; amacı hem kafasını dinlemek hem de ilişkiye bir şans daha vermek.
Ancak işler pek planladığı gibi gitmiyor çünkü tatilde Six’in huysuz, mesafeli ama fazlasıyla çekici ağabeyi Josh da var. Somali’de gönüllü doktorluk yapan Josh, ilk andan itibaren Drew’dan hoşlanmıyor ya da öyle sanıyoruz. Bu iki karakter arasındaki çatışma, alaycı diyaloglar ve yavaş yavaş gelişen çekim kitabın en keyifli taraflarından biri.
Başta birbirlerinden nefret ederken, birlikte geçirdikleri zaman onların hem kendi duvarlarını hem de önyargılarını kırmalarına sebep oluyor. Drew’un kırılganlığının altında yatan güç, Josh’un soğuk maskesinin altındaki duyarlılık derinlik kazandırıyor hikâyeye.
Yazar “erkek karakter dışarıdan huysuz ama içten içe korumacı ve ilgili” temasını mükemmel bir şekilde işlemiş. Josh’un Drew’a yaklaşımı, onu anlamaya ve korumaya çalışması romantik olduğu kadar içten de hissettiriyor. Aralarındaki kimya çok doğal ve inandırıcı biçimde yansıtılmış.
Fakat kitap yalnızca romantik bir yaz aşkı değil aksine beklenmedik biçimde dramatik bir yönü var. Drew’un geçmiş travmaları, anksiyete atakları, menajerinin onu manipüle edişi, bir kadının kendi sesini bulma süreci çok güzel anlatılmış. Bu yönüyle kitap basit bir “yasak aşk” hikâyesinden çıkıp bir kendini yeniden inşa etme öyküsüne dönüşüyor.
Yine de birkaç eksik nokta var:
Bazı sahneler özellikle son kısımlarda biraz aceleye getirilmiş. Özellikle röportaj ve menajerle hesaplaşma sahnesi daha doyurucu işlenebilirdi. Ayrıca Josh ve Six arasında beklenen yüzleşme de kısacık geçmiş, bu da okurda “keşke biraz daha olsa” hissi bırakıyor.
Buna rağmen kitabın dili akıcı, diyaloglar zekice, mizah yerinde. Özellikle Drew’un iç sesi hem duygusal hem de esprili. Yazarın karakterlerini kırılganlıklarıyla birlikte sevdirme becerisi gerçekten etkileyici.
En çok sevdiğim yönü: Drew’un kırılgan ama güçlü karakter gelişimi ve Josh’un içtenliği.
Eksik bulduğum nokta: Son bölümlerin hızlı geçilmesi ve kardeşle yüzleşmenin detaylandırılmaması.
Şeytanla Tatil, yaz aşkı gibi başlayıp duygusal bir iyileşme hikâyesine dönüşen sıcacık bir roman. Hem kırık bir kadının kendini bulma yolculuğuna hem de iki kalbin önyargıları aşıp birbirine sığınışına tanık oluyorsunuz. Elizabeth O’Roark’un kalemiyle ilk kez tanışacaksanız, sizi hem gülümsetecek hem kalbinizi burkacak bir hikâyeye hazır olun.