175 syf.
·Beğendi·9/10
UYARI : İncelemelerimde spoiler yoktur .. Bu platformda okuduğunu anlamayan ve yazdıklarımı spoiler sanan bir takım "ÇOK AKILLI" insanlar vardır !!! Ben spoiler olduğunu düşünmüyorum ama sen olduğunu düşün ve ona göre oku ..

Bir incelemeden daha herkese selamlar... Haftasonu alıp ,bugün bitirip sıcağı sıcağına hızlıca incelemesini yaptığım bu güzel kitap vasıtasıyla sizlerle beraberiz .. Normalde kitabı okuduktan sonra kendime birkaç gün veririm ki , dönemi ve yazarı araştırabileyim , incelemede biriktirdiğim damıttığım kaynaklardan yararlanabileyim...Bu kez biraz harala gürele girdim olaya çünkü roman beni gerçekten baya etkiledi.. Daha doğrusu yazıldığı dönemi "kısmen" bildiğim için Dostoyevski' ye hayranlığım beşe ona katlandı ..Zaman geçirmeksizin yazmak daha iyi olur diyerek başladım incelemeye ..

Mühendis Okulu ' ndan yetişme bir delikanlı .. Henüz yirmili yaşlarında.. Romanlarına sonrasında mekan seçeceği San Petersburg 'u mesken tutmuş kendine ..Burada yaşamakta .. Bataklığın üstüne kurulu ,hayat kadınlarından tefecilere , çeşit çeşit memurundan imalatçılarına , beş parasız öğrencisinden meyhanecisine kadar skalanın her rengini barındıran; keşmekeşliğin , yozlaşmanın , yoldan çıkmışlığın , fakirlik denilince akla gelebilecek en beter versiyonlardan birinin Rusya' daki adresi olmuş bir kent..Kar düşünce akşamına sarı sarı parlayan altın lambaların ya da fenerlerin güzelliğinin altında soğuktan tir tir titreyen ,evlerine aç dönen insanların dramlarının gözden kaçtığı , sabahına geceyi dışarda geçirenlerin üzerine zehir gibi çöken şehri beyazlara bürüyen ,insanın nefesini kesen hatta ciğerini seyrelten buzdan bir sisin eşlik ettiği gündüzler ve geceler ..Ve bu gündüzlerle gecelerin birbirinden ayrıldığı kesinlikle farklılıkların baş gösterdiği , toplum içindeki acımasız hiyerarşinin şekillendirdiği hayatlar.. Kentin bir bölgesinde kontlar dükler kontes ,düşes ve prensesler , diğer kısmında yukarda sözünü ettiğim kısım ..İşte böyle bir dönemde kaleme alıyor Dostoyevski bu romanı ..

Dostoyevski o dönem için pek rastlanmayanı yapıp Rusya' daki tabiri caizse kast sisteminin tekerine istemsiz çomak sokmuş , bu sistemi eleştirmiş , sadece elit çevrelerin yaşıyormuşcasına bahsettikleri o "sözde" hayatın gerçeklerini fakirlerin gözünden tüm topluma yansıtmıştır .. Dolayısıyla o dönemdeki toplumsal roman örneklerinin ilklerindendir bu eser..Yazılış amacıyla bir bakıma Uçurum İnsanları misyonu , karakterler bakımından ise Knut Hamsun ' un ünlü Açlık eserinin kahramanlarını barındırır .. Kitabı okumaya başlayınca kendimizi memur Makar Devuşkin ile uzaktan akrabası olan Varvara Alekseyevna arasında geçen mektup trafiğinin içinde buluruz.. Bu mektuplarla zihinlerimize çeşit çeşit insan profilleri ve yoksunluklar da dolar.. Kimi zaman genç yaşında işsizlik yüzünden okuyamayan ,vereme yakalanıp yatakta son nefeslerini verenlerin başucuna konuk oluruz , kimi zaman sahaflara düşer yolumuz..Çıkışmaz 2 kuruşumuz da rezil rüsva oluruz .. Esasen hayattaki tüm iddaasını kaybeden son derece mutsuz bir memur olan Devuşkin ' in Varvara ile tekrar hayata tutunma çabasıdır anlatılanlar ama Hamsun ' un romanındaki Açlık' ın ekürisi yoksulluğun el frenini çekmesi ile olayların seyri değişir roman içerisinde.. Yoksulluktan dolayı altı delik pabuçlarla borç için dolanan insanların kendi arkadaşları tarafından ötekileştirilmeleridir anlatılanlar bir bakıma .. Bu açıdan da oldukça ironiktir çünkü roman çıktığında Dostoyevski' ye yazdıklarından ötürü dahi gözüyle bakanlar - ki bunlardan biri Turgenyev' dir - daha sonraları tıpkı memur Makar Devuşkin'i aşşağılayanlar misali hor görmüşlerdir kendisini giyinişinden ötürü taşralı diyerek ..

Biçimsel olarak ele alındığında bu roman ile Gogol ' un Paltosu da benzerlikler gösterir .. İlk eseri olan bu kitapta büyük bir Gogol hayranı olan Dostoyevski , onun etkisinde hayli hayli kalmış gözüküyor.. Zaten bunu da pek saklamaya ya da gizlemeye çalışmayıp roman içinde de bir kaç gönderme ile selam çakmış..

Romanın bugün dahi bu denli okunmasının , rağbet görmesinin sebebi nedir derseniz onun cevabını da roman yayınlanmadan önce eleştiri amaçlı okuyup , roman ve yazar için şu satırları kaleme almış eleştirmen Bielinski ' den dinleyelim..

"Esin perisi , TAVAN ARALARINDA , MAHZENLERDE YAŞAYAN HALKI SEVEN , yaldızlı saraylarda oturanlara : " BUNLAR DA İNSAN , BUNLAR DA SİZİN KARDEŞLERİNİZ diyen genç ozana şan ve şeref!"

Bu arada , ben kitabı Nihal Yalaza Taluy çevirisi ile Varlık yayınlarından aldım okudum .. Gayet eski bir basımı idi ..Buna rağmen zerrece sıkıntı yaşamadım.. Okumak isteyen arkadaşlara gözüm kapalı öneririm .. Esen kalın işsiz kalın =))

Son olarak etkinliği düzenleyen https://1000kitap.com/SinestezikMuz kardeşime de pek çok teşekkürler =))