8/10
·416 syf.··
2025 30. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 00:34
İlk öncelikle şunu söylemek istiyorum. İnceleme spoiler içerir. Eğer ben spoiler okumaktan nefret ediyorum diyorsanız lütfen okumayın. Ve şimdi gelelim yorumuma; Açıkçası ilk iki kitaptan sonra bu ilaç gibi geldi. Olayların gidişatı beni biraz üzdü ama bu sefer daha fazla olayla karşılaştık. Büyük ihtimalle ilk iki kitabın bana yetersiz gelmesinin sebebi benim kaos canavarı olmam. Kritik olayları, heyecan verici kaoslara aç olmam. Üçüncü kitap daha olaylı ama hala slow burn. Neyse bu kitapta sevdiğim ve sevmediğim karakterleri daha iyi ayırt edebildim. Karakter gelişimleri daha baskındı bu kitapta. Özellikle Cyrus'ın. Onun gözünden bir şeyler okudukça ne kadar zor durumda ve yalnız olduğunu hissettim ama her şeye rağmen o kadar güçlü bir karakterki. Kitap boyunca sürekli başkaları tarafından dışlanmasına, duygusal ve psikolojik olarak istismar edilmesine, en çok da sevdiği kadının ve annesinin onu öldürmek istemelerini bilmesine rağmen bir kere bile Kamran'ın yaptığı bencilliği veya itici hareketleri yapmadı. Acısını hiç dışa vurmadı. Sadece bazen Alize'ye. :) Alize'ye de aşk olsun. Cyrus'a bir şeyler hissettiğini bilmesine rağmen yinede her türlü ölecek deyip kan bağını kabul etti. Hemde Cyrus'un bu kan bağından ne kadar acı çekeceğini bilmesine rağmen. Neymiş efendim. o şeytanın emrinde ona güvenemem. Tamam halkına özgürlük vaadetmek için her şeyi göze alıyor ama unutmasın ki o da Cyrus'a diğerleri gibi aynı bencilliği yaptı. Kamran karakterini her ne kadar sevmesem de Huda ile atışmalarını okumak keyifliydi. Tahmin ama bana göre kitabın sonunda Kamran'la Huda'nın arasında bir şeyler olacak. Bu bir gerçek ki seri devam ettikçe benim de Kamran nefretim artmaya devam etti. Bu kitapta daha baş edilmez, şımarık, bencil büyüyememiş bir ergendi bana göre. Büyükbabasını haklı çıkartmak için sürekli Alize’nin bir açığını arıyor, onu hep suçlu ilan etmeye çalışıyordu. Üçüncü kitapta emin olduğum bir şey varsa Kamran Alize'yi başından beri hiç sevmedi. Sadece onun gücünü istiyor. Bu kadar. Veeee Cyrus... keşke kitabın içine girebilseydim de onu kanatlarımın altına alabilseydim. O kadar yalnız bir karakter ki insanın içi burkuluyor. Annesi, sevdiği kadın, ve diğer tüm karakterler onun ölmesini istiyor. Sürekli onun gerçekten kötü bir şey yaptığını görmeden onu hep kötü şeylerle itham ediyorlar. Neymiş efendim çünkü o şeytanla anlaşma yaptı. Biri bile arkasındaki gerçeği, zorunluluğunu bilmeden onun sürekli kötü ve ölümü hak ettiğini söylüyorlar. Keşke yazar aynı Kamran'a bir çok yoldaş yazdığı gibi Cyrus'a da yoldaş, arkadaş yazsaydı. Yani Cyrus'ı okuyunca istemsizce yazarın bu karakteri sevmediği için ona bu kadar fazla acı yazdığını düşünüyorum. Ah Kamran'ın Alize'ye yanlışlıkla dahi olsa bile ona ok atıp az kala ölmesine sebep olacağını kimse konuşmadı veya onu şiddetli bir şekilde suçlamadı. Hatta Alize bile onu affetti. Ama söz konusu Cyrus olunca kimse merhametli olmuyor. Özellikle de Kamran'ın açgözlü ve hırstan, intikamdan gözü kör olmuşken. Alize’ye karşı duyguları bile çıkar içeriyor ama Cyrus o kendi elleriyle Alize'ye canını verecek kadar seviyor. Karşılık alamamasına rağmen hemde... İlk iki kitapta da Huda, Omid, Hazan ve Deen karakterlerine bayıldım. Özellikle ikinci kitabın sonlarına doğru birbirlerine olan arkadaşlıklarını okumaktan da keyif aldım. Fakat üçüncü kitapta sadece söylentilere göre Cyrus'un ölmesini istemeleri ve ön yargılı davranmaları beni epey bir sinir etti. Yani sanki kitaptaki tüm karakterler hepsi ortak bir karara vermışlar gibi Cyrus'a karşı gözleri kör. Ama yinede bu grubu seviyorum.
All This Twisted GloryTahereh Mafi · HarperCollins Publishers · 20245 okunma
·
89 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.