·400 syf.····Okunma: 21 Ekim 2025 00:15 Normalde bir seriye başlayacağım zaman ilk kitabını alırım beğenirsem ikinci kitabını alır devam ederim ve çoğu zaman bu huyuma sinirlenirim neden bütün kitaplarını almadım diye kendi kendime söylenirim, çünkü gecenin köründe ilk kitap çok heyecanlı bir yerinde biter ve ikinci kitap elimin altında olmaz.
Lakin ilk defa bu huyuma bu kitap serisinde sinirlenmedim aksine mutlu oldum, bu serinin ikinci kitabı olan cursed’ ü alsaydım ikinci kitabı da okumak zorunda kalıcaktım.
Kitabın konusu aslında çok ilgi çekici, fantastik bir dünyada orta avrupa mitolojisinden yaratıkların olduğu, olay örgüsü bakımından sizi içine çekebilecek bir kitap bu yüzden 5 yıldızı verdim zaten. Fakat bu kadar fantastik ve güzel olay örgüsü yaratılabilecek bir fırsat varken kitap çok tahmin edilebilir ilerliyor, hatta kitabı bitirdikten sonra ikinci kitapta kesin böyle böyle olmuştur diyip internetten baktım ve gerçekten öyle olmuş. Bazı yan olaylar var ama bu yan olaylar kitabın ana öyküsüne katacak hiçbir şey vadetmiyor. Bu yan olaylar sadece yazarın ilk kitabı uzatıp ikinci bir kitap yazsın diye yazılmış bence. Aynı zamanda kitaptaki ana olay örgüsüde yazılması gerekenden daha uzatarak yazılmış ve bir noktada burda da sadece ikinci kitap yazılsın diye bu kadar uzatıldığını düşünüyorum bir noktadan sonra merakımı kaybettim o yüzden.
Kitabın baş karakteri Serilda isminde bir genç bir kız. Serilde doğduğunda lanetli bir tanrı tarafından lanetlenmiş, bu lanet ona karşısındakini nerdeyse etkileyecek bir türde masal anlatma ve yalan söyle yeteneği bahşeder, öyle ki başından geçen gerçek bir olayı babasına anlattığında bile babası ona inanmaz, bütün köy onun lanetinden dolayı ondan uzak durur ve köyün başına gelen kötü olayları kuraklık vb. Serildanın bu lanetine yorar. Serildayı sadece köyün çocukları sever.
Kitabı gerçek olay örgüsü bir dolunay gecesinde (dolunay geceleri hayaletlerin ve ölüm tanrısının kendi dünyasındaki perdenin incelip serilda’nın dünyasına geçip avlanıp insanları kaçırıp hayvanları öldürüp cani oldukları bir gecedir) orman perilerinin Serilda’dan yardım istemesiyle başlar. Ölüm tanrısı olan Erlking perileri yakalayıp öldürmek ister fakat Serilda onları saklayarak perilerin hayatlarını kurtarır. Bu aşamada Erlking’e samanı altına eğirdiğine dair bir yalan söyler.
Bir sonraki dolunayda Erlking, Serilda’nın bu yalanını sınamak için kendi kalesine kaçırır.
Hikayenin bundan sonraki kısmında spoiler vererek olay örgüsünün devamını anlatacağım o yüzden spoiler yemek istemeyenler burdan sonrasını okumasın.
Sonraki dolunayda erlking serildayı kendi şatosundaki içinde saman olan bir zindana kapatır ve gün ağırana kadar bu samanları altına eğirmesini ister. Serilda söylediği yalanın altında ezilerek ne yapacağını düşünürken zindanda bir hayalet olan Gild ile karşılaşır. Gild’in gerçekten altın eğirebildiğini öğrenir ve onun için eğirmesini ister. Fakat altın eğirme gücü sadece değerli bir şey karşılığında yapılacak birşeydir; değerli bir eşyayla takas etmesi gerekir. Bunun üzerine Serilda, orman perilerinin onun hayatını kurtardığı gece ona teşekkür etmek için verdiği kolyeyle yüzük arasında karar vermek zorunda kalır ve kolyesini gild’e verir. Gild, altını eğirirken ona bir hikaye anlatmaya karar verir ve bir prenses ve kardeşi prens ile alakalı bir hikaye anlatır, bu hikayede prens erlking’in sevgilisi perchta yı ruhlar dünyasına geçirir fakat erlking bunun üzerine prensesi ve ailesini öldürür bu hikaye part part serilda her gild’in yanına gittiğinde devam eder.
Gild altını başarı bir şekilde eğirdiğinde, ortadan kaybolur ve serilda erlking’e söylediği yalandan şaşmamış olur. Bu yaşadığı deneyimden çok rahatsız olan serilda babası ile bir plan yapar; yaşadıkları köyden kaçarak başka bir yere taşınacaklar ve sonraki dolunayda erlking onu bulamayacak. Bu plan sonraki dolunayda işe yaramadığını farkederler çünkü erlking onları yine de bulmuştur hatta daha da kötüsü, Serilda’nın babası attan düşerek vefat eder. Kendini yeniden zindanda bulan Serilda yine Gild’den yardım ister bu sefer teklif olarak orman perisinin verdiği yüzüğü verir çünkü verecek başka birşeyi kalmamıştır. Bu buluşmadan sonra Gild ile Serilda’nın iyice yakınlaşmaya başlar birbirlerine iyice aşık olurlar.
Arada daha yaşanan birkaç olay da var tabi, fakat bu kitabı çok fazla beğenmediğimden incelemenin bu kadar uzun sürmesi beni biraz sıkıyor ama özetleyecek olursak artık erlkingin şatosunun olduğu kasabada yaşayan Serilda bahar ekinoksunda erlking ve avcılar kasabada şölen yaparken şatoya gizlice girer ve gild ile konuşmak için, gild’in kasabanın dere kıyısına altına dönüştürdüğü eşyaları atmasında yardımcı olur. En sonki dolunayda yine zindana kapatılan Serilda hiç karşılaşmadığı kadar samanla karşılaşır, fakat bu sefer gild’e verebileceği hiçbirşeyi yoktur- ki bu biraz beni sinir etti çünkü bu takasta vermeyi düşündüğü eşyayı düşünmesi için bir ayı vardı ve bu aklına bile gelmedi, bu sırada gild’e olan aşkından bahsedip durdu.
Serilda takasta Gild’e ilk doğan çocuğunu ona vermeyi teklif eder ve takas gerçekleşir, her zamankinden fazla olan samanı gild bir çırpıda halleder ve üstüne sevişecek vakit bile bulurlar, böyle bi klişe olmasını istemedim fakat 15 sayfa sonra kitap beni şaşırtmadı ve Serilda hamile kaldı. Aynı zamanda önceki altın eğirmelerinde ucu ucuna zaman yetecek diye konuşmalardan sonra balyalarca samanı nasıl bu kadar çabuk hallettiler anlamadım açıkçası.
Bu dolunaydan sonra kendi eski köyüne giden serilda orman perileri tarafından çağrılır ve çim babane dediği mistik bir ruhla konuşmaya gider bu konuşmada erlking için bir daha asla altın eğirmeyeceğine dair yemin eder, köyünde ona kötü davranan hocasının aslında bir cadı olduğunu öğrenir ve cadı ona yardım etmeye karar verir. Sonraki Dolunay akşamı erlking’in casuslarının önünde Serilda bir iksir içerek kısa bir süreliğine ölür. Bu kısa süreli ölüm erlking’e numaradır öldüğüne inandırırsa birdaha onun için altın eğiremeyeciğini göstermesi içindir ki ben ölüm tanrısı erlking değilim ama bu numarayı ben bile yutmadım nitekim, erlking’de yutmadı. Dolunay gecesi onun köyüne gelip Serilda’nın sevdiği çocukları kaçırıp öldürür- biri dışında, bu öldürmediği çocuk serildaya mesajdır şatoya gelip onunla konuşması için.
Serilda perdenin kendi tarafındaki şatoda, anlattığı hikayelerin aslında gerçek olaylar olduğunu, ya da anlattığı hikayelerin gerçeğe dönüştüğünü anlar çünkü erlkinge bahar ekinoksunda söylediği yalan gerçek olur ve Gild’e en başından beri anlattığı hikaye aslında doğru çıkar fakat öldürdüğü prenses gild’in kardeşi çıkar dolayısıyla prens de kendisi. Bunu gild bilmiyordu çünkü erlking prensesi öldürdükten sonra onun ruhunu şatoya sabitler ve bütün eski hayatını hafızasından siler, gild şatoda yaşayan hiçbirşeyden haberi olmayan bir hayaletten birşey olmaz. Peki erlking niye böyle birşey yaptı? Sebebi eğrilmiş altının bütün mistik güçleri etkisiz hale getirmesi, erlkingin planı bu altınları kullanarak tanrıları öldürmek ama burda yanlış yaptığı bir hareket var o da altını eğiren kardeşin kız kardeşi sanması ama aslında prens olan gild olması.
Serilda kendi lanetini keşfettikten sonra perdeyi aralayacak bir hikaye anlatarak bir portal oluşmasını sağlar ve perdenin arkasına, erlking’in şatosuna gider. Erlking bunu bekleyerek meydanda serilda için eğirmesi için saman bırakmıştır. Artık zindanda değildir yalanını gizli saklı biyerde yapacak konumda değildir, üstüne gild’in eğirdiği altınlar tarafından tutsak tutulduğunu görmüştür. Bunun Üzerine serilda erlkinge hamile olduğunu gücünün bebeğine geçtiği için yapamadığını söyler, 2 dk önce onu öldürmek için can atan erlking in sonraki tepkisi nedir sizce? Serilda ile evlenmek aklınıza gelen ilk seçenek değildir bence, benim de değildi. Kitabın tahmin edilemeyen tek kısmı burasıydı ama yine de bu kitabı benim için güzel kılmadı açıkçası. Sevgilisi pertcha’yı kurtarmak isteyen erlking sevgilisine hep çocuk vermek istemişti fakat olmamış hiç erlking ise bu çocuğu pertchayı kurtardıktan sonra evlat edeceklerini söyledikten sonra serilda’nın ruhunu gilde yaptığı gibi şatoya sabitledi ve evlendi (gild de durumu biliyodu tabikide) ve kitap burda bitti. Serilda eminim ki ikinci kitapta Gild ile erlking’i mağlup edip çocuğunu beraber yetiştirecekleri mutlu bir hayata kavuşacaktır ama bunun için bir 400 sayfa daha okuyasım yok açıkçası annesini de bulur herhalde bu süreçte (annesi de daha önce erlking’in avı kurbanı olmuştur)