Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2025 203. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 09:11
Günahkâr Sierra Simone Rahip Serisi 2 İlk kitapta sınırları zorlayan bir hikâyeyle karşılaşmıştık ama Günahkâr bence serinin en duygusal ve karakter derinliği en yoğun kitabı olmuş. Bu kez hikâyeyi Tyler’ın kardeşi Sean’ın gözünden okuyoruz. Tyler’a göre daha asi, Tanrı’dan uzak, hayata ve kendine mesafeli bir karakter. Onun için para, viski ve seks üçlüsünden oluşan “kutsal üçleme” dışında bir şey yok. Ta ki karşısına Zenny Iverson çıkana kadar… Zenny, rahibe olmak üzere olan genç bir kadın. Yıllar önce Sean’ın en yakın arkadaşı Ryan’ın küçük kız kardeşi olarak tanıdığı Zenny, şimdi ondan çok farklı bir istekte bulunuyor: rahibe olmadan önce, bedensel arzularını ve cinselliği tanımak istiyor. Ve bu konuda ona güvenebileceği tek kişinin Sean olduğunu düşünüyor. Bu noktada kitabın temel çatışması başlıyor. Sean’ın geçmişi, inançla bağını koparmış olması, annesinin ağır hastalığı ve Zenny’ye karşı hissettiği arzular… Hepsi onu hem Tanrı’yla hem kendisiyle yüzleşmeye zorluyor. Hikâye boyunca Sean’ın iç dünyasındaki sorgulamalar, özellikle annesinin hastalığıyla bağlantılı bölümler, gerçekten derin ve sarsıcıydı. Belki de kitabın en güçlü tarafı buydu — erotik yönünden çok, insanın kendini, inancını ve vicdanını sorgulaması ön plandaydı. Ama dürüst olayım: kitabın çevirisi gerçekten kötüydü. Eksik cümleler, tuhaf kelimeler, sürekli tekrar eden ifadeler okuma keyfini baltalıyor. Özellikle duygusal sahnelerde anlam kopuklukları olmasa çok daha etkileyici olabilirdi. Bir diğer sıkıntı ise Zenny karakteri. Bazı okurlar gibi ben de onunla bağ kurmakta zorlandım. Fazla iddialı ama derinliği olmayan bir karakterdi. Özellikle “Zenny böceği” gibi ifadeler ve bazı sahnelerdeki absürtlükler duygusal yoğunluğu zayıflatmış. Sean’ın dönüşümü, gelişimi aslında çok güçlü bir hikâyeye sahipti ama Zenny bu dönüşümün odağı değil de daha çok arka planda bir figür olmalıydı sanki. Çünkü Sean’ın en büyük değişimi aşk yüzünden değil, annesinin hastalığı ve kaybıyla geliyor. O sahneler gerçekten vurucuydu. Özellikle annesinin son anlarında Sean’ın iç hesaplaşması beni bile derinden etkiledi. Erotik yönü açısından ise elbette çok açık sahneler var. Yazarın tarzını bilenler için bu sürpriz değil. Ancak bu kitapta erotizmin arkasında vicdan, günah, arzu ve inanç çatışması gibi temalar da yer alıyor. Bu da onu sadece “ateşli sahnelerle dolu bir roman” olmaktan çıkarıp karakter psikolojisine dayalı bir hikâyeye dönüştürüyor. Sean başlarda ukala, kendini beğenmiş biri gibi görünse de kitap ilerledikçe derinleşen bir karaktere dönüşüyor. Özellikle annesiyle ilişkisi, geçmişle yüzleşmesi ve en sonunda yaşadığı farkındalık beni şaşırttı. Açıkçası ilk başta antipatik bulduğum Sean’ı kitap bittiğinde sevmiş buldum kendimi. Zenny kısmı için aynı şeyi söyleyemem ama Sean’ın hikâyesi sayesinde kitabı yarıda bırakmadan bitirdim. Eğer çeviri bu kadar özensiz olmasaydı, kitap bence çok daha yüksek bir puanı hak ederdi. Günah, inanç, aşk ve arzu arasında sıkışmış bir adamın içsel dönüşümü iyiydi. Sean için güçlü, Zenny için zayıf olması, Özellikle anneyle ilgili sahneler çok dokunaklıydı. İlk kitaptan daha duygusal, daha olgun bir atmosfer Günahkâr, yüzeyde bir erotik roman gibi görünse de aslında bir adamın inancını, geçmişini ve sevgiyi yeniden keşfetme hikâyesi. Eğer çevirinin sorunlarını göz ardı edebilirseniz, duygusal derinliğiyle sizi şaşırtabilir. Sean’ın dönüşümü kitabın kalbini oluşturuyor keşke Zenny bu kadar yer kaplamasaydı da o dönüşümün altı daha çok çizilebilseydi.
GünahkarSierra Simone · Pukka Yayınları · 202590 okunma
·
89 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.