Gönderi

Ey sâlih kişi! Sen bil ki, fukaralığın bâtında edebi rızâdır. Zâhirde edebi ise hiç kimseye şikâyette bulunmamaktır. Fakirin bâtında üç hali vardır: Birincisi, fukaralığa sevinmek, şükretmektir. Şöyle bilinmeli ki, fukaralık, sâdece Hak Teâlâ tarafından verilen bir ihsan ve inâyetdir. Bu öyle bir ihsandır ki, Hak Teâlâ bu fazileti yalnız kendi evliyasına müyesser ve nasip kılar. İkincisi, fakirliği sevmese, şükretmese, onu çirkin görse bile Hakk’ın fiilini kötü görmemektir. Hak’dan râzı olmaktır. Nitekim bir kişiyi hacamat etseler, ondan kan alsalar, o kişi hacamatın acısını kötü görür, ama hacamat yapan kişiden hoşnutsuzluk görmez. Bu da büyük bir derecedir. Üçüncüsü, bir kimsenin Allahu Teâlâ’nın kendisine fakirlik verdiğini kötü görmesidir. Bu kerhen haramdır. Fakirliğin sevabını giderir, bâtıl kılar. Belki her zaman: "Hak Teâlâ lâyık olanı işler!" denmesi vaciptir.
Din
··
551 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.