·430 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Kasım 2025 16:52 Uluğbey in hüküm sürdüğü dönemde maveraunnehir altın çağını yaşamaktadır. Öğrencisi Ali Kusçu ile ayrı bir bağı vardır.
Kendini devlet işleri yaninda bilime de adamış olan Uluğbey, o sırada etrafında oluşan fitneden habersizdir. Dönemin cahil tarikat şeyhleri, çıkarcı komutan ve devlet adamları Uluğbey in saltanatını alttan altta oymaktadir.
Uluğbey in bilimsel çalışmaları, yaptırdıkları medrese ve en önemlisi rasathanesi bu cahil ulemaya göre birer şer yuvası dinsizlik abidesidir.
Mirza Uluğbey in oğlu şehzade Abdüllatif ile işbirliği yapan cahil ulema onu babasına karşı kışkırtmış, sadakatsiz komutanlar da sehzadenin yanında yer alarak, ağır bir komplo sonucu Mirza Uluğbey tahttan indirilip, katledilmistir.
Mirza Uluğbey in hayatından da fazla önem verdiği, 40 yıllık saltanatı sırasında dünyanın dört bir yanından topladığı nadide eserleri, kendisinin ve Ali Kusçu gibi donemin alimlerinin de içinde bulunduğu nadide hazinesini , vasiyeti olarak Ali Kusçu ya emanet etmiş ve bu eserleri korumasını istemiştir.
Kitabın yan karakteri olsa da Ali Kusçu nun talebelerinden olan kalender karnaki ve banu hatunun aşkları, Karnaki nin hocasına olan sadakati muhteşem bir şekilde işlenmiştir.
Kitap bir tarihsel kurgu romandır. Aşk, ihanet, bilim, arkadaşlık, vatan sevgisi... Her konu usta bir şekilde kaleme alınmış, bir solukta okunacak harika bir eser ortaya çıkmış. Oldukça akıcı bir dille yazılmıştır.
Sadece tarih severlerin değil tüm okuyucularin ilgisini çekeceğine inandığım bu kitabın okunmasını, alınıp kütüphanenizde bulunmasını tavsiye ederim. Hatta çok iyi bir hediye olur sevdiklerimize.
İyi okumalar dilerim.