·141 syf.····Okunma: 11 Kasım 2025 19:22 #Okudum
#KitapYorum
#Yolculuk
#HanifeMert
#GeceKitaplığı
#125sayfa
#Papatyakitaplığı
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere Gece Kitaplığı Yayınları'ndan çıkan, Hanife Mert Hanımefendiye ait "YOLCULUK" isimli kitabı tanıtmaya çalışacağım.
Sevgili yazarımızın, daha önce "ÇAMLARIN ISLIĞI" isimli romanını okumuş, incelemesini yapmıştım. Şimdi ise bambaşka bir türle okurlarına sesleniyor Hanife Mert. Kişisel gelişim notlarıyla başlayan kitap, sonlara doğru kendi hayatının duraklarında yavaş adımlarla, nazikçe, zekice, ince ince, zarif dokunuşlarla okuru yaşamın gerçekleriyle yüzleştiriyor, sorgulatıyor, düşündürüyor. Gideceği noktaya güven, sabır, sevgi, öğretmen edasıyla ve özenle taşıyor. En çokta hatıralarınıza, öncesinde unuttuklarımıza, es geçtiklerimize, önemsemediklerimize, terkettiklerimize, vicdanımızın sustuğundaki pişmanlıklarımıza, kırdıklarımıza, korkup kaçtıklarımıza, sıkılıp takmadıklarımıza, kendi içsel yolculuğumuzda hiç kendimize uğramadığımıza hayıflanırken bu satırlarda düğümleri bir bir çözüyorsunuz. Sevgili yazarımız, çıkış yollarının anahtarını pamuk elleriyle üzmeden, yormadan, sıkmadan, bunaltmadan farkın farkındalığına ışık tutarak evinizde en sevdiğiniz odanın içinde belkide anılarınıza dalmışmışken, kimbilir albüm yaprakları arasında yakınlarınızın fotoğraflarını okşarken, bir mendil ucundaki nakışı seyre dalarken, bir mektup ucunun halâ yanık kokusunu duyarken, inci taneleri kristal yaşların sıcaklığı tene damlarken elinizden yakalayıp bir dost sıcaklığıyla sizi kavrıyor kuşatıyor. Çaresizliğinize yaren, kolunuza taktığınız dost, klavuz, geçmişin ağır yüküne yardımcı bir kitap "YOLCULUK" la size eşlik ediyor. Şimdiye dek insan olarak hepimizin eksik, yarım, anlaşılmayan, kıran, yıldıran, mahçup bırakan, pişmanlıklarla yoğrulu zamanlardan akıp geçerken yorduğumuz insanlar, duruşlar olmuştur. Hayat herkese aynı pencereden bakmıyor elbette. Aile, sosyal çevre, coğrafi konum, ekonomik durum, bulunduğumuz sosyal yapı, İmkânlar, ayrıcalıklar, beklentiler vs. hepsi hatalarımızı, doğrularımızı, tamamladıklarımızı, ya da tam tersi eksikliklerimizi oluşturuyor. Tamda bu noktada "YOLCULUK" can kurtaran gibi size bilge bir veliden dinlediğiniz nasihatler, öğretiler, tariflerle reçete değerinde kadim bilgiler sunuyor. Yazarlardan alıntılar, hadisler, özlü veciz sözler şeklinde bir dost meclisindeymişsiz gibi sohbet havasında samimi, sıcak bir ortamın esintisinde huzur buluyorsunuz. Hele sevgili yazarımızın rahmetli babannesinin altın sözleri, anlattığı masalların ders veren sonuçları sizi kendi yolculuğunuzda uzaklara götürüp, geçmişinizle yüzleştiriyor. Hayatın anlamı, mutluluğun, sırları, insan olma sanatı, karalarımız ve sonuçları, insanın kendisini bulması, huzurun kaynağı, duygu ve değerlere varış, zaman, hırs, kin, kıskançlık, aile, kadın, şiddet, evlilik, çocuk, beklentiler, hayatın gerçekleri, sevgi, güvenin önemi, sevinçler, üzüntüler, cehalet, kayıplar, değişim, gelişim, tüketim umut... Aklınıza gelen, insana dair ne varsa "YOLCULUK" ta. Gerçek farkındalığa en çokta kocaman bir aynada kendinizi seyre dalarken bulduğunuz bu kitapla unuttuklarınızı tekrar hatırlayacak tatlı bir melodinin notaları gibi kalbinize şifa, ruhunuza esenlik, yolunuza fener, gününüze rahatlık, keşfinize bir parça daha yaklaşmış olacaksınız.
Soluklandıran, derin izler bırakan, düşündüren, duygu denizinde boğulmadan yüzmeyi öğreten suyun ferahlığında bu yol hikâyesinde yerinizi alın derim...
"Bir yerlere varmak için önce kendine uğramalı insan. İnsanın gideceği bütün yollar kendinden geçer."
Râgıp İsfahânî
"Atacağı adamı bilmeyen, geçmişteki ayak izine bakmalı."
Hanife Mert (s. 13)
"Geçmişimizi bugüne taşıdığımız sürece, bugün yeni bir gün olmuyor. Geçmişin yükünden kurtulamadığımızda, her sabah yeni bir güne değil, düne uyanıyoruz..."(s. 75)
"Neden sevinçler değil de acılar gidip gidip karşılık bulur kendine? Ve neden insan ne kadar acı geçerse geçsin, çocukluğunu okşar durur yaşlandıkça?" Şükrü Erbaş (s. 69)
"Başkalarının hayatına girerken, eksiklerini bulmak için değil, onları sevginizle tamamlamak için girin. Onların kalbine girerken kör olun, çıkarken de dilsiz olun. Koşulsuz sevmeyi böyle öğrenirsiniz."
Aasma Estefan (s. 46)
...