Merhaba arkadaşlar
Bugün sizlere farklı zamanlarda farklı bedenlerde yaşamış bir ruhun, farklı tezahürlerini anlatan bir kitaptan bahsedeceğim.
Beklenen; 21. Yüzyılda yaşayan finanscı Kaan'ın hikayesi ile başlıyor.
Kaan üniversite yıllarında derin,tutkulu bir aşk yaşıyor. Bu aşkın önünde bir takım engeller peydah oluyor. Kaan bir anda köprüden geçemez,uzun yollara gidemez ve kalabalık trafikte duramaz oluyor. Ve bu durum (ki asıl neden asla bu değil) aşkına engel oluyor.
Kaan buhranlı ve zor bir dönem yaşarken karşısına çıkan insanlar onun bir takım gücü olduğunu, özel bir ruh olduğunu veya bir görevi olduğunu söylüyor. Kafası karışan Kaan işin peşine düşüyor ve tabi yolun sonu onu Tomrise çıkarıyor...
13. yüzyıl da yaşamış Anadolu bozkırlarının savaşçı Doğan'ı.
Doğan daha çocukken av peşinde koşmak için babasına yalvarır bu vatana hayırlı bir evlat olmak için çabalarmış. Moğollar bu toprakları kuşatmak için yola çıkmışlar, Doğa'nın babası Berkit Bey ise intikam almaya yemin etmiş ve bu uğurda şehit düşmüştür. Konya'nın Pir babası Doğan'ın ruhunu gören adam, çok büyük bir görev verir ve Doğan hakkıyla yerine getirdiği gün şehit düşer.
17. yüzyılda Balkanlarda bir serhat beyi olan Kılıç sınır boylarında görev yapan, hem savaşçı hem de derin inanç sahibi bir askerdir. Fakat dışarıda düşmanla; içeride ise kendi nefsiyle verdiği mücadele onu kötü bir savaşın ortasında bırakır. Hayatının aşkı içindeki en büyük düşmandır. En önemli görevi nefsine hakim olmadığı için onu ölüme sürükler. Ve nefsini öldüremeden kendi ölür ama bir farkla yurdunu düşmana teslim etmez asla.
Yani üç farklı çağda yaşayan üç adamın hikâyesi tek bir ruhta 21. Yüzyılda Kaan ile karşımıza çıkıyor. Kaan karakteri bu iki ruhun karışımı ve dönüşümü olacaktır. Beklenen Kaan mı derdiniz?
Doğan ile doğan ruh,
Kılıç ile büyük bir yüzleşme yaşar ve Kaan ile dönüşür.
Tabi Üçü birleştiğinde:
“Ruh bin yıl boyunca aynı hakikati arar; savaşır, kaybeder, yeniden doğar.”
Kitabı genel olarak sevdim, konusu güzel ve farklıydı ve bir nokta beni gerçekten etkiledi Kaan neden köprüden geçemiyor anlayınca vay canına dedim. Fakat şöyle bir eleştirim olacak Kaan'ın hayatı (+18) üzerine o kadar çok durulmuş ki ilk başlarda sıkıldım. Gayet akıcı ve merak uyandırıcı bir konu ilk 150 sayfa neredeyse Kaan'ın aşkı üzerine yazılmış. Naçizane fikrim daha kısa tutulabirdi. Onun dışında gayet güzel ve önemli bir konuya değinilmiş, keyifli bir kitap.