Puan vermedi·348 syf.··Beğendi
· SAKLI BAHÇELER HARİTASI
NERMİN YILDIRIM
348 SAYFA
Ne olur yeniden tamamla beni ve bölündüğün yerden benimle tamamlan.
Anlat Behiye, her şeyi anlat ki yaşadığın sevinç, verdiğin kedere değmiş mi öğreneyim.
Bir yayınevinin genel yayın yönetmeni Rıdvan, esrarengiz mektuplar almaya başlar. 53 yıl önce yazılmış bu mektuplar türlü şekillerde ulaşır eline. Kimi zaman ofisine, kimi zaman paltosunun cebine, kimi zamanda evinin kapısına bırakılır. Başlarda ilgi çekmek isteyen bir yazar adayının kitabını ona ulaştırma çabası olarak düşünür bu gizemli mektupları. Çokta anlam veremez böyle bir yönteme başvurulmasına.
Bir yandan nasılsa yazan ortaya çıkacak diye düşünürken bir yandan da Behiye ve Suad imzalı mektupları merak içinde okumaktadır. Kurmaca mı gerçek mi olduğunu anlamaya çalıştığı mektupların gelmesini heyecanla beklediğini farkeder zamanla.
İki kız kardeşin bir nevi hesaplaşmasıdır mektupların içeriği. Yıllar önce birbirinden ayrı düşmüş, biri II.Dünya Savaşı Avrupasında diğeri Türkiye'de yaşayan kardeşlerin birbirlerine içlerini döktükleri satırlarda biraz kendini bulur Rıdvan, biraz yazıldıkları zamana döner. Veeee bir dedektif misali işin gizemini çözmeye çabalar.
Yazardan okuduğum üçüncü kitap Saklı Bahçeler Haritası. Acılar, sevinçler, hüzünler, aşkın gücü, nefretin büyüklüğü, en önemlisi de hesap sorulamayan herşeyin mektuplarda dile gelmesi. Dilini, anlatımdaki sadeliğini, yaşattığı duygu yoğunluğunu severim yazarın. Beklenmedik sürpriz sonu ile yine severek okuduğum bir kitap oldu. Schubert'den Münir Nurettin'e, Beethoven'den Reşid Behbudov'a pek çok müzik eseri yanında Aşkın Gözyaşları, Rosemary'nin Bebeği, Tiksinti, Kiracı filmleri, Picasso'nun ünlü eseri Guernica tablosu, Agatha Christie'nin meşhur karakteri Hercule Pioret, George Orwel kitap boyunca bahsi geçen güzelliklerdi, belirtmeden geçmek olmazdı değil mi?
Görmemesi gereken şeyler görmüş, gördükleriyle kirlenmiş gözler, temizlenmek için ağlamaktan iyisini yapamazdı.
Ama sensiz her şey yarım kaldı, ben yarım kaldım.
Seni affetmek çektiğim acılara ihanet olurdu ama ölmediğime göre herhalde yeniden hala sevebilirim.
Kimimizin cezası hatırlamak, kimimizinki unutmamak. Ben ilelebet unutamamakla cezalandırılanlardanım.
Kendimizi biricik sandığımız şu hayatta eninde sonunda birbirimize, bilhassa benzemekten en çok çekindiklerimize, babamız ve annemize benzeyeceğimizi bilmek ne acı.
İnsan birini özlemeyegörsün, özlenenin sureti inatçı bir hayalet gibi yakasına yapışıyor. Atılan her adımda, alınan her solukta sinsice kendini hatırlatıyor. O zaman özlediğine dair tüm hatıraları bir bir temize çekiyor kişi ve en çok onların arasına yenilerini katamayacağına üzülüyor. Galiba hatıraları böylesine kederli yapan, onları çoğaltamayacağımızı bilmek.
LÜTFEN KİTAP OKUYALIM!!!