Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 14:22
Acı nasıl olur da bu kadar evrensel olabilir? Baba imgesi her kültürde neden her daim yokluğuyla var olur? Bahsi geçen ülke Bulgaristan olduğu için, yakın olduğumuz için mi bu kadar benziyor her şey- sevgimizi gösteremeyişimiz bile- yoksa insan her yerde mi insan? Bu sorularla geçti okuma deneyimim.Cevabı bilmiyorum ama göz yaşlarımızın tadı aynı, anladım bir kez daha. Yazarın dili su gibi, konu ise beton misali ağır. Boğazı düğümlenince eğlenceli birkaç anıya sarılıp onları anlatmaya başlıyor ya hemen, teselli ediyor hem bizi hem de kendini, kalbimizin en çok kırıldığı anlarda gülümsetiyor hiçbir şey olmamış gibi. Kalbimi bıraktım oralara. Ülkenin politik ve ekonomik durumunun ailedeki yansımaları, babasının mücadelelerle geçen çocukluk ve gençlik yılları, sonra hastalığı, ilerleme süreci, ölümü, cenazesi... Yazarın kayıplara, yasla başetmeye ilişkin düşünceleri, özlemi, itirafları, iyi'kileri ve keşke'leri nasıl da işlenmis her bir bölüme. Edebi eserlere yaptığı göndermeler de can evimden vurdu beni, babasının son kez görmek istediği şeyler arttıkça küçülen tılsımlı derisi- yani hayatı, Odysseus un çoban köpeği misali babasına bağlı, sadık köpek Cako ve daha niceleri... Bir nevi iç dökme bu kitap. Sonrası kapanış ve vedalaşma. Sonsuza kadar. Yazar gibi ben de bilmiyorum, bundan sonra ne yapılır... Tek bildiğim aynı sonun hepimizi beklediği, bahçıvanın da dediği gibi "korkacak bir şey yok" belki de.
Duygu ve Düşünce
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.