Hatırlıyor musun o geceyi?
O mekânın duvarları konuşabilseydi, bize neler anlatırdı kim bilir.
Gözlerimiz bir şarkının ortasında buluştuğunda, dünya susmuştu.
Eminim sen de hissettin; o bir dakikalık sessizlikte bile içimizden geçenleri.
Belki şimdi sorsam, inkâr edersin.
Ama ben biliyorum; o an, sadece şarkıyı değil, birbirimizi de dinliyorduk.
O gece, kahkahalarımızın yankısı bardakların kenarına sinmişti.
Her kadeh, yeni bir gülüşe bahaneydi;
her kahkaha, bir yarayı örtüyordu farkında olmadan.
Dans ettik, deli gibi, sabahı unuturcasına.
Üçte bile bitiremedik o gecenin büyüsünü —
çünkü sen “Bu geceyi hiç böyle hayal etmemiştim,” dedin.
Ben de o an anladım: bazen planlamadığımız anlar, en çok yer ediyor kalbimizde.
Zamanı durdurmak istedim o gün.
Dakikaları cebime koymak, saatleri susturmak,
sadece o anın içinde seninle kalmak istedim.
Ne içtiğim umurumdaydı, ne buz gibi soğuk hava, ne arabamın yeni oluşu.
Hiçbiri senin bir bakışın kadar değerli değildi.