Siperlerde Yokedilen Bir Gençlik ve Bir Neslin Tükenmişliği
9/10
·216 syf.··
2025 64. kitabı
Bu kitabı okuyalı yaklaşık 5 sene oldu. Buraya da bir inceleme yazalım. Can Yayınlarının 1983 baskısından okudum. İki kitap bir aradadır onda. Batı Cephesi ve Dönüş Yolu diye. Burhan Arpad tercümesidir. Dönüş Yolundan da bahsedeceğim sonunda. En başta şunu söyleyeyim, bu kitabın ayırt edici bir özelliği var. Bu kitabın yazıldığı tarihe kadar 1. Dünya Savaşı hakkındaki edebî eserlerin hemen hemen çoğunda savaş, İtilaf Devletleri askerlerinin, özellikle de İngiliz, Fransız ve Amerikan askerlerinin gözünden anlatılmıştır. Batı Cephesi’nde Yeni Bir Şey Yok’un, bu algının kırılmasında önemli bir yeri vardır. Üniformaları farklı olsa da içindekilerin benzer insanlar olduğunu unutmamak gerektiğini vurgular. Aslında sinemada da hâlen öyle. Yani 1. Ve 2. Dünya savaşları filmleri hep İngiliz-Fransız-Amerikan bakış açısıyladır. alman tarafını anlatan filmler daha az. 1914 yılında savaşın başlaması ile tüm dünyada patlak veren milliyetçilik ve vatanseverlik fırtınası sayesinde tüm rejimler savaşa kendilerinden emin ve güçlü bir şekilde giriyorlar. Toplumlarda oluşan savaş yanlısı bu eğilim kitapta ana karakter Paul’un öğretmeni Kantorek’in öğrencileri savaşa gönüllü olarak girmeleri konusunda teşvik etmek amacıyla yaptığı bir konuşma üzerinden yansıtılıyor. Aslında savaşa katılmanın seçim değil bir zorunluluk olduğunu anlatan ana karakterimiz Paul, “korkak damgası” yememek için bu gençlerin savaşa katıldığını, kimsenin savaşın gerçek doğası hakkında fikir sahibi olmadığını söylemektedir. Anne babalarına, öğretmenlerine inanan bu çocuklar, savaşa girmekte tereddüt etmediler. Ancak o zamana kadar kitaplarından, öğretmenlerinden ve yaşadıkları yerlerden fazlasını bilmeyen bu çocukların inancı muharebeye katıldıkları anda değişiyor. Büyük beklentilerle, ailelerinin ve öğretmenlerinin gözlerinde kahraman olma düşünceleriyle cepheye gelen gençlerin, yaşadığı hayal kırıklığı ve kafalarındaki algı ile gerçekliğin uyuşmazlığının bu gençler arasında yol açtığı farkındalık oldukça önemlidir. Paul, katıldığı çatışmalarda arkadaşlarının ölümlerine şahit oluyor. Savaş sırasında ve mola zamanlarında çok az şey yiyebiliyorlar. Nerdeyse aç karnına savaşıyorlar. Çoğu zaman yanlarında parçalanmış askerlerin cesetleriyle beraber kalıyorlar. Bir ara Paul, izne gönderiliyor. Eve geldiğinde ailesi çok seviniyor ama o bir türlü evde olduğuna alışamıyor. Sivil kıyafet giymek bile tuhafına gidiyor. Sokağa çıkıyor, herkes cepheden haberler soruyor, Paul ise bunları anlatmaktan nefret ediyor. Paul, izinde bulunduğu süre içinde çevresindeki insanların savaşı sıradanlaştırması ve haklılaştırmasını şaşkınlıkla karşılıyor. Söz konusu durum, genç askerde bunca ölümü normalleştiren ve sorgulamayan bu insanlara karşı öfke yaratıyor haliyle. Annesi de hasta tabi bu arada. Fakat izni bitince tekrar cepheye gidince çatışmanın ortasında kalıyor. Bir çukura saklanıyor orda bir Fransız askeri de çukura atlıyor ve Paul onu öldürmek zorunda kalıyor. Bu da onun psikolojisini bozuyor tabi iyice. Ama Paul artık şikâyet etmiyor. Her şeyi kabulleniyor. Tabi kitapta her şey sadece savaştan ibaret değil. Çarpışmaların olmadığı zamanlarda askerlerin siperlerdeki hayatı, yemek için bir kaz buldukları zaman yaşadıkları sevinç, Paul'un evde annesiyle ve ailesiyle yaşadıkları, savaşı yaşamayan orta yaşlı insanların atıp tutmaları ve yaralı askerlerin gezici hastanelerde gördüğü dramlar da etkileyicidir. Remarque, savaşlara katılan insanların bir kısmının bedenen öldüklerini, geri kalanların ise ruhen öldüklerini savunmaktadır bu romanında. Ona göre sonuçta, savaşlara katılan herkes ölür, bedenen ya da ruhen, kimse savaştan sağ çıkamaz. Remarque'ye göre savaşın gerçeği budur. Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, üç kez filme alındı. 1930 Amerikan yapımı, 1979 İngiliz/Amerikan ortak yapımı ve en son Ekim 2022’de Netflix’te çıkan alman yapımı versiyonu. Hangisini daha çok beğendim, sıralamam 2022-1930-1979 şeklinde. 1952’de yapılmış bir çizgi roman uyarlaması da varmış. Şimdi gelelim Dönüş Yolu’na. Dönüş Yolu Batı Cehpesi’nin devamı niteliğinde sayılıyor. Aslında aynı karakterler yok. Ki zaten batı cephesinde ana karakterimiz Paul, ölüyor. Bu kitapta ise bir kişi hariç farklı karakterler olmasına rağmen Batı Cephesi’ndeki 2. Bölüğün üyeleri vardır. Bu bölüğün diğer üyelerinin savaş sonrası yaşadıklarına odaklanılıyor. Her iki kitapta da yer alan tek karakter ise Tjaden. Bu kitaptaki ana karakterimiz ise Ernst. Eser, Ernst ve arkadaşlarının cepheden dönüşlerini ve sonrasında yaşama sevinci bitmiş, hayata küsmüş, yirmili yaşlarında gençlerin vicdani muhasebelerini ve sivil hayata geçişlerini konu alır. Cepheden geri dönen askerler; savaşta hayatını kaybetmişlerin ya da hastanelerde ölüm-kalım mücadelesi verenlerin arasından sıyrılmış, ancak fiziksel olmasa da psikolojik olarak yara almış ve savaşın olanca yıkıcılığını belleğinden silemeyen kişilere dönüşmüşlerdir. Bu psikolojik tahribat askerlik yaşamı ve sivil yaşam arasında bir tür eski-yeni çatışması doğurmuştur. Askerlik yaşantısının alışkanlıkları ve biçimlendirilişleri ile başka bir benliğe bürünen, değişen askerler; sivil hayatlarına dönüşte toplumla özdeşleşemeyen, yitikleşen ve adeta tutsaklaşan kişilere dönüşürler. Savaş yıllarında edinilen alışkanlıklar, askeri düzen ve kurallar cepheden dönen askerler için içselleştirilmiş olduğundan, onlar tarafından yeni ve yabancı olarak algılanan sivil insanların, durumların ve askerlik dışı her türlü durumun kabullenilmesi zorlaşır, korku ve endişe ile yaklaşılır. Mesela eve döndükleri sırada kahraman gibi karşılanmayı beklerken sıradan bir şekilde karşılanıyorlar. Hatta, Cephede yaşanan dehşet zamanlarının, zorlukların ve ölümlerin müdürün nutuklarından daha anlamlı oldukları görüşünde olan askerler, kendilerine ve kaybettikleri arkadaşlarının anılarına saygısızlık yapıldığını düşünürler. Bunların haricinde romanda karaborsacılık, eski askerlerin ayağa düşmesi, umursanmama, iç hesaplaşmalar, cepheyi özlemeler filan da var. Bu iki kitapta aslında müellifinin yaşadıklarının da izlerinin olduğu aşikâr. 1937’de sinemaya uyarlanmış. Şimdilik izlemedim ama merak ederseniz yutubda var The Road Back adıyla.
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey YokErich Maria Remarque · Everest Yayınları · 20154,053 okunma
·
43 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.