Kate Abramson, gaslighting’i sadece psikolojik bir manipülasyon değil, kişinin akıl yürütme kapasitesini sistemli biçimde hedef alan epistemik bir istismar olarak açıklar. 1944 yapımı Gaslight filmi ise Abramson’un teorisini adeta sahneye taşır: filmdeki manipülatör, Paula’nın algısını ve hafızasını sürekli bozarak onun gerçeklikle ilişkisini çökertir. Böylece Abramson’un kavramsallaştırdığı güç, kontrol ve psikolojik çökertme süreci, filmde birebir gözlemlenen dramatik bir örnek hâline gelir.
Manipülasyon’un güvenle olan ilişkisini, farketme yetisini, manipülatif kişilerin psikolojik durumlarını, mağdurlarda sıradan sonuçlar doğurmayacağını, kısaca bu kitap Gaslıghtıng’in psikolojik incelemesini ve karanlık sanatını okumak isteyenlere öneridir.
Gaslight (1944), “gaslighting” kavramını doğuran, ödüllü performansları ve psikolojik gerilim gücüyle sinema tarihinde kült kabul edilen bir filmdir. Ben sevdim, o yıllara göre beklentimin üzerindeydi. Öneridir (Türkçe çevirisi yok)