ah bu dökülen gözyaşlarını ne yapacağım
“sen bilirsin azizim”leri ne yapacağım
kurutmuş yaprağını gonca gül
çaresiz boynunu bükmüş gonca gül
diye anlattılar nereden bileyim
halini bir akıl selim
görüntüm vardır belki nitekim
yine de yalan yere yemin etmeyeyim
görmedim bülbülün kanadığını
alevlendiğini ve yandığını
seherde toprakta uyandığını
efsaneleştirdi küçük bir kesim
her baharda güzde aynı merasim