Bugün kalbimize dokunacağına inandığım bir kitapla geldim. @aysenyenilmez ’in yazdığı “Çürümüş Kelimeler”, beni Arize’nin dünyasına öyle yumuşak ama bir o kadar da sarsıcı bir geçişle çekti ki, okurken kendi içimde sakladığım birçok duyguyla da yüzleştim sanki. Hikâyenin merkezinde bir kadın var ama öyle bağırarak değil; sessiz, derinden, kendi yaralarını kendi elleriyle söküp yeniden yerine yerleştiren bir kadın. Arize’nin geçmişiyle hesaplaşması, ailesiyle olan kırılgan bağı ve özellikle babasıyla ilgili çözülememiş duyguları, yazarın ince ince kurduğu o “doğal düşman” metaforuyla birleşince gerçekten etkileyici bir derinlik oluşturuyor. Çünkü bazen bir kadının doğal düşmanı yalnızlık oluyor, bazen susmak zorunda bırakıldığı anlar, bazen de kendine bile itiraf edemediği beklentiler…
Kitapta geçen mavinin ve yeşilin o sakinliği ise Arize’nin iç fırtınalarına karşı bir nefes aralığı gibi. Doğanın renkleri yalnızca bir dekor değil, Arize’nin ruh hâlinin tam karşılığı: bir an içi kararıyor, sonra bir yeşille toparlanıyor, bir mavide duruluyor… “Çürümüş” dediği kelimelerin de aslında yok olmak değil, zamanla gömülüp yeniden gün yüzüne çıkmayı bekleyen duygular olduğunu fark etmek çok hoşuma gitti.
Son sayfayı kapattığımda gözlerimin dolduğunu itiraf etmeliyim. Eğer hem içsel hem de duygusal anlamda kalbinize dokunan hikâyeleri seviyorsanız, bu kitap tam o küçük ama güçlü sarsıntıyı veriyor benden söylemesi. İyilikle ve kitapla kalın.