Kıskanmak, içine kin ve kıskançlık zehri ile doldurmak.
Panzerihi sadece intikam ve düşmüş bir insan portresi görebilmek için yaşamak! Kıskanmanın en ağır sonucu ne olabilir ki? Elinize bir silah almadan,o tetiği sıkmadan katil olmak ve bundan büyük bir zevk duymak olabilir mi? Kazandım dersiniz ama içinizde ki zehir o kadar kanınıza geçmiştir ki tatmin duygusu elde edemezsiniz. Artık en ilerisi ne ise onu yapmak istersiniz bu kendi hayatınızı mahvetmek dahi olsa!
Nahid Sırrı Örik bize kıskançlığı muazzam bir şekilde anlatmış kitabımız da. Kıskançlığın insanı getirdiği radde,sebeb,sonuç ilişkisi çok iyi geçilmiş.
Sonlara doğru olayların alevlenmesi okuyucuyu içine çekiyor ve okutturuyor.
Kitabımız baş karakterimiz olan "Seniha" ile başlıyor. Zengin ve saygın bir ailenin "Kız gibi güzel"olan oğlu Halit ve "Çirkin/çirkinsin" diye büyütülen kızı Seniha.
Seniha bu evde hırpalanmış ve geriye itilmiş, dediklerine kulak asılmayan, hizmetçiden bir farkı olmayan biri. Kardeşi Halit ise pohpohlanıp, el üstünde tutulan,yakışıklı kardeş. Ailesinin Seniha'ya ilgisiz ve lakayt tavırları, kardeşine ise sevgi dolu tavırları kıskançlık duygusunu kine dönüştürüyor. Halit kendinden genç ve güzel olan Mükerrem ile evleniyor. İş başlarda her şey çok olağan ve her mutlu evliliğin olduğu gibi geçiyor. Lakin bir müddet sonra bu evlilikleri sıkıcı olmaya başlıyor ve heyecanını kaybediyor. Seniha'nın göz yummasına ve yardımından habersiz,Oyunların bi haber Mükerrem babası Zonguldak'ın zenginlerinden olan "kız gibi güzel" "Nüzhet" ile yasak aşk yaşıyor. Nüzhet gözü dışarda,yirmilerinde istediğini elde eden çapkın, hayasız bir mahluk.
Bu yasak ilişki nereye varacak? Bu yasak ilişkinin sonuçları ne olacak? Kıskançlığın meyvesesini Seniha Alacak mı?
Spoiler bitti :D
Okuyun , okuyun güzel kitaptı.