Selamlar geçtiğimiz hafta sonu bir oturuşta okuyup bitirdiğim kitabımdan bahsedeceğim size biraz...
Anlatıcımız; Benim bu cinayetlerle hiçbir ilgim yok ama yine de rezil bir zavallı da olsa arkadaşının hikayesini anlatmaya değer buluyor..
Onunla lisede tanışmıştı, kendisi felsefe okumuştu, işsiz kalmıştı en sonunda bir muhasebe işi bulmuştu ama arkadaşı entelektüel bir yazar olmuştu. Hatta en sonunda kendisi gibi bir başka yazar ile evlenmişti ve en sonunda da boşandılar.
Bu boşanmadan sonra arkadaşı sıradan insanlardan daha derin daha varoluşsal daha acılar çekmişti. İlk başlarda onun, bir aydınlanma yaşayacağını bekledi çünkü henüz ayrılığın ardından sessizdi ama sonra bir gün kötü olmayı öğrenmek istediğini söyledi..
Ardından cinayetler gelmeye başladı..
Başlarda anlatıcı uyarıyor bizleri ‘bunları yapan ben değilim’ diye olsun fark etmez sende yanındaydın diyesim geliyor! Bu arada ben her geçen cinayette biraz daha sarsılıyorum tabi...
Kitabın kapağı yaşanan her hesaplaşmadan bir parça izler taşıyor..
Karakterlerin isimlerinin ya da cinsiyetlerinin geçmemesi konuya, düşünmeye daha da derinlik katıyor. Zihnimizde doğruyu tartmamıza, öldürme eylemine karşı bakış açımızı yeniden sorgulamamıza olanak sağlıyor.
Kara mizahi anlatımı, sıradan bir hayatın görünmez cinayetlerini açığa çıkararak bu kez size soruyor ‘’Yeniden başlamak için ne kadar ileriye gidebilirsin?’’