gazetebirlik.com/kose-yazisi/196...
Yol mu dayanır ey dost?
Bazen bir türkü çalar uzaklardan… Ve o ses, sadece kulağa değil, kalbin en kırılgan yerine dokunur.
Hastalıkla, yalnızlıkla, bekleyişle sınanan insanların sessiz mücadelesi gelir akla.
Peyami Safa’nın “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu”nda olduğu gibi, kimi zaman bir odanın duvarları arasında olgunlaşır insan.
Beden zayıflar, ama ruh görmeyi öğrenir.
Günler durur, acı konuşur, sabır büyür.
Belki de asıl mesele, yolun dayanıp dayanmadığı değildir…
İnsanın umudunun, inancının, “Belki yarın daha iyi olurum” diyen o inatçı sesinin dayanmasıdır.
Peki siz olsaydınız…
O hastane odasında sizi hayata bağlayan şey ne olurdu?
Muhabbetle…
Köşe yazımın tamamı Gazete Yeni Birlik’ te beklerim.
Lütfen beğen, kaydet, yorum yapmayı veeeee paylamayı unutmayın. Teşekkürler
Yeni Birlik Gazetesi