İçimde ukte kalan o kitapla geldim.
Ben size anlatayım hak verip vermeyeceğinize kendiniz karar verin. Öncelikle okumaya niyetli olan arkadaşlar lütfen arkanızı dönün ve KAÇIN. Okuduktan sonra beni linçlersiniz!
Kitap bana ne hisettirdi biliyor musunuz? Hani bir çok kitabın başında asas kızın/oğlanın hayatında olan ve sen beni sevmiyorsun ya da beni ihmal ettin diyip onu aldatan kişi var ya işte onun hikayesi gibi geldi. (Yanlış ookumadınız, aldatan kişinin)
Hatta kalbi kırık karakterin sonrasında gerçek aşkını bulduğunda karşılaşmasını ve pişman olmasını istediğimiz o karakter işte.
Neden mi? Çünkü hikayeye Emir'in gözüyle baktığımızda olan buydu.
Onun hayatında evlenmek isteyeceği kadar değer verdiği biri vardı. Ama sevdiği kız onun evlenme teklif edeceğini öğrenince yalan söyleyip kaçtı. Kaçtığı yerde eski sevgiliyle karşılaştı. Onunla gezdi tozdu yemekler yedi. Kaç kez öpüşme seviyesine geldi. Onunla aynı oda da aynı yatakta yatıp sabahında koyun koyuna uyandı. Ve tüm bunları yaparken Emirle iletişimi kesmeyip ona onu sevdiğini söylemeye devam etti.
Emir tüm bunları öğrenince de hala ona güvendiği için suçlu oldu. Dahası ona neden benim için savaşmadın diye kin güdüldü ve sanki bu tüm bu olanları aklayabilirmiş gibi yansıtıldı. Pardonda aynı şey senin başına geldiğinde İrem Hanım, Miraç sana başkasından hoşlandığı söylediğinde kalıp savaştın da benim mi haberim yok. Sen çekip gidip yıllarca aramazken onun gitmesi bir anda savaşmayan sevmeyen taraf oldu. O zaman sende yıllar önce Miraç'i sevmedin ve bu aşkı asla hak etmedin.
Eğer kitabın başında İrem evlilik teklifi alacağını öğrendiğinde aslında Miraç'ı sevmediğini fark edip ondan ayrılsa ve tüm hikaye hiç değişmeden aynı şekilde yazılsa ben şu an ağzımın suları akarak size bu kitabı övüyor olurdum. Üstelik bu küçücük detay hiç bir şeyi de değiştirmezdi. İrem yine Miraç'in canını yakmak için hala sevgilisi varmış gibi davranır, yine Emir sadece onun nasıl olduğu öğrenmek için yanina giderdi. Yani kurgu karakterin hayatında biri varken tüm bunları yaptığı gerçeğini silip aynen devam ederdi. Bizde tüm bu sahneleri ihanet gölgesinde okumamış olurduk.
Çünkü ihanet sadece tenin tene değmesi değildir. Sen eğer sevgilin varken eski sevgilinle gizli gizli görüşüp yemekler yiyip aynı odada kalıp aynı yatakta yatıp koyun koyuna uyanırsan bu da bir ihanettir.
Bir de ayrılma sahnesinde Emir senin kafan karışmış biraz düşün ve bana geri dön diyor. O daha arkasını dönmeden kızımız "O benden ayrıldı artık vicdan azabı çekmeme gerek yok gönlüm rahat" diyor. Abla sen ne yaşıyorsun
İkinci şans kitapları benim için okuması her zaman zor kitaplardır çünkü çok fazla klişeler hepsi birbirinin aynılar. Bir gün bana bu sözlerimi yediren bir kitap olacak ama o gün bugün değil.
Siz ikinci şans kitapları seviyorsanız tavsiye ederim. Okuyun gelin dedi kodu yapalım.
Benden bu kadar XOXO