Çukurova Masalları, eski masalları sadece gün yüzüne çıkarmıyor; onlara yeniden nefes veriyor. Çukurova’nın o tanıdık havası—sıcağı, bereketi, anlatı geleneği—sayfalara sade ama etkili bir dille yansımış. Şahmaran’dan Yedi Uyurlar’a uzanan efsaneler, yazarın dokunuşuyla hem tanıdık hem de taze bir hâle geliyor. Masalların içinde dolaşırken, sanki yıllardır duyduğun ama bir türlü hatırlayamadığın bir hikâyeyi yeniden bulmuş gibi oluyorsun.
Kitabın en güzel yanı, “derleme” hissi vermemesi. Olcay Bağır masalları sadece toplamamış; kendi üslubuyla ince ince işleyerek edebi bir form kazandırmış. Bu yüzden çocuklar kadar yetişkinler de rahatlıkla okuyabiliyor. Eğer hem kültürel bir mirasla karşılaşmak hem de iyi yazılmış masal tadında hikâyeler okumak istiyorsan, bu kitap gerçekten keyifli bir durak oluyor.