Kitap ismiyle bir bütün halinde. Mevsimin bir çok insan için yas olduğu Batman'ın 90 lar dönemi anlatılmış. İnsanın eksildikçe ağırlaştığını her sayfada akıcı bir dille anlatmış yazar.
Merak duygusunu uyandırmak, tahmin ettirmek hikayeyi daha çok okunur kılmış. Yazarın karakter bakış açısını iki farklı yerde kullanılıp olayları tanrısal bakış açısında birleştirerek her iki karakteri birbirine bağlanması çok güzel olmuş. Fakat karakterler hakkında daha çok çözümleme yapılıp daha çok bilgi verilmesi gerekirdi duygudaşlığın daha çok hissedilmesi için.
Karakterlerin ve yazarın ortak bir duygusu var, gözden kaçırılmaması gereken: yaşananları su yüzüne çıkarma isteği... Medet'in miras bırakmak için duvara bıraktığı notlar; Fesla'nın "Sana hatıralarımı değil, hafızamı yazıyorum." diyerek arkadaşına bıraktığı mektuplar; Taha'nın arkasında iz bırakmak için yazdığı günlük... Ve şimdi de yazarın "Mevsim Yas" kitabı...
Her defasında sevdiklerini yitiren biri onları yaşatmak, unutturmamak adına her şeyi herkes bilsin ister. Bu duygunun verilmesi beni çok etkiledi. Yazar kendini bu üç karakterin de yerine koymuş, o kadar kıymetli ki. Medet'in kırmızı pazartesi kitabını hediye ettikten sonra öldürülmesi fikri ve bir çocuğun gözünden olayların bu denli anlatılabilmesi...
Çok uzak geçmiş değil bu, Türkiye'de bunu yaşadılar. Kitabını okurken bile bu kadar sarsıyorsa; yaşamak, şahit olmak...
Kalemine yüreğine sağlık Mehtap Ceyranshare.google/gZJqLedenX4LSo1VR