“Zamanın Çırakları”nı okurken çocukluğumun o hayal gücüyle dolu günlerine geri döndüm.
Emir ve Zeynep’in zamanı değiştirmeye çalışırken aslında hayatı anlamaya başlamalarını okumak, beni hem duygulandırdı hem düşündürdü.
Kimi zaman keşke dediğimiz şeylerin bile bizi büyüttüğünü, hataların da yolun bir parçası olduğunu çok güzel hatırlatıyor.
Basit bir çocuk hikayesi gibi başlıyor ama ilerledikçe insan kendi iç yolculuğunu buluyor.
Zamanı geri almak değil, şimdiyi anlamak gerektiğini bir kez daha hissettim.