·216 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Kasım 2025 12:48 Ağlamaktan yazamıyorum şuan, kitabı bitirmeden önce de bugün mutlu kalktım dedim. Ağzımı bozmak istemiyorum neyse..
Kitabı okurken umut vardı içimde, güzel seven insanlara umut beslemiştim ne kadar kitap olursa olsun sevgini çaba gerektirdiğini daha iyi anlamıştım.
Bu kitabı hep kahve içerken okudum çünkü hani hayattan kopup sevgi istediğimde sayfalar arasında kayboldum.
Kitabın mutsuz sonla bitmesini yediremedim kendime, sevdiğim birinden vazgeçtim gibi oldu.
Tam aşkı bulduğun anda ölmene o kadar çok üzüldüm ki, zaten hepimiz bir şeylerden şikayet ederken ömrümüzü boşa harcamıyor muyuz? Güzel olan herşeyi çirkin olan duygular yüzünden göremiyoruz.
Ve aşkı kesinlikle Ada'dan öğrenmek gerekiyor çünkü ölmek üzere olan bir adamı sanki hep yanındaymış gibi sevmesini başka hiçbir duyguyla açıklaması olamaz.
Birde kitapta Buğra diye bir karakter var ve o da görmeyen bir kıza aşık oluyor hatta evleniyor, onların aşkı da kusurların değil kalbinin güzelliğini anlatıyor.
Yazarın kitabın sonunda ufak bir notu var benden de size gelsin;
Hayat insana elinden geleni yapmayı öğretiyor ama kalbinden geleni yaşamayı öğretmiyor. Bu hayattaki en büyük engelleri hiç hak etmediği halde kalbimizin önüne koyuyoruz. Susturuyoruz onu, duymazdan geliyoruz söylediklerini ve zamanla korkutuyoruz kalbimizi.
En güzel yerlerde, en doğru insanlarla yollarımızın kesişmesi ve her zaman en iyisinin değil, en hayırlısının olması dileğiyle...